Mahkememizde görülmekte olan Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacının dava dilekçesinde özetle; davalının kendi kardeşi olduğunu, davalıya 2014 yılı Aralık ayında ... adlı şahıstan satın aldığı .... San. Ltd. Şirketine ait %5 lik hissesini yani 20 adet ortak sayısından bir tanesini adien aralarında protokol ve şahit ile imzalı olarak aldı verdi yaptıklarını, o tarihlerde kendisinin cezaevi mahkumiyeti olduğunu, bu yüzden şirketle ilgilenmeye zamanı olmadığını, 26/02/2015 tarihide .... Noterliğinin ... yevmiyesi ile ... kati satışını direk olarak almasına rıza gösterdiğini, cezaevinden devir ortaklığını geri istediğini, kendisini sürekli oyaladığını, daha sonra başkasına devir ettiğini, ev eve iş yerini değiştirdiğini, davalının kaçtığını belirterek 12.500,00 TL olan bilirkişi raporu ve tesbiti ile anlaşılacak değerden sonra avukatlık ücreti ve...
T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2020/161 Esas KARAR NO:2020/430
DAVA:Alacak (İnanç Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:19/04/2019 KARAR TARİHİ:16/07/2020
Mahkememizde görülmekte olan Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacının dava dilekçesinde özetle; davalının kendi kardeşi olduğunu, davalıya 2014 yılı Aralık ayında ... adlı şahıstan satın aldığı .... San. Ltd. Şirketine ait %5 lik hissesini yani 20 adet ortak sayısından bir tanesini adien aralarında protokol ve şahit ile imzalı olarak aldı verdi yaptıklarını, o tarihlerde kendisinin cezaevi mahkumiyeti olduğunu, bu yüzden şirketle ilgilenmeye zamanı olmadığını, 26/02/2015 tarihide .... Noterliğinin ... yevmiyesi ile ... kati satışını direk olarak almasına rıza gösterdiğini, cezaevinden devir ortaklığını geri istediğini, kendisini sürekli oyaladığını, daha sonra başkasına devir ettiğini, ev eve iş yerini değiştirdiğini, davalının kaçtığını belirterek 12.500,00 TL olan bilirkişi raporu ve tesbiti ile anlaşılacak değerden sonra avukatlık ücreti ve yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesini talep etmiştir. Davacı taraf davasını 19/04/2019 tarihinde .... Asliye Hukuk Mahkemesine açmış olup, bu mahkemenin ... Esas, ... Karar sayılı ve 21/11/2019 tarihli kararı ile görevsizlik kararı verilmiş olup, kararın 05/03/2020 tarihinde istinaf kanun yoluna başvurulmadan kesinleştiği dosyanın mahkememizin yukarıdaki esas dosyasına kaydedildiği anlaşılmıştır. 19.12.2018 tarihinde yürürlüğe giren 06.12.2018 tarih 7155 sayılı Kanunun 20. maddesiyle TTK'ya eklenen 5/A maddesinde "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." hükmüne, aynı tarihte yürürlüğe giren aynı yasanın 23. maddesiyle 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununa eklenen 18/A-(2) maddesinin dördüncü cümlesinde "Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir" düzenlemesine yer verilmiştir. HMK'nın 115/2. maddesi de " Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder. " şeklindedir. Görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilmesi hâlinde ise, taraflardan birinin, bu karar verildiği anda kesin ise bu kararın tebliğ tarihinden, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkemeye başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi gerekir (HMK m.20/1,c.1). ...