Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili 13/11/2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ------------Esas sayılı dosyasında---------- icra takibi yapıldığını, dava konusu alacağın daha sonra davalı ------------- tarafından temlik alındığını, müvekkilinin eski ----------- ile birlikte ortak olduğunu, daha sonra hissesini devrettiği ------- borçlular arasında olduğunu, müvekkilinin eşinden 2010 yılında boşandığını, bu dönemde şirkete girişinin engellendiğini ve işlemlerden bilgisi olmadığını, bu nedenle davaya konu icra takibinden de haberi olmadığını, müvekkilinin icra takibinin varlığını davalı -----gönderilen bir mesajla öğrenip ve takibe itiraz şansı olmadığını, daha sonra evrakları incelediğinde kredi sözleşmesi üzerindeki imzanın kesinlikle kendisine ait olmadığını ve sahte imza atıldığını gördüğünü...
T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018/1371 KARAR NO : 2020/66
DAVA : MENFİ TESPİT DAVA TARİHİ : 13/11/2018 KARAR TARİHİ : 28/01/2020
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili 13/11/2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ------------Esas sayılı dosyasında---------- icra takibi yapıldığını, dava konusu alacağın daha sonra davalı ------------- tarafından temlik alındığını, müvekkilinin eski ----------- ile birlikte ortak olduğunu, daha sonra hissesini devrettiği ------- borçlular arasında olduğunu, müvekkilinin eşinden 2010 yılında boşandığını, bu dönemde şirkete girişinin engellendiğini ve işlemlerden bilgisi olmadığını, bu nedenle davaya konu icra takibinden de haberi olmadığını, müvekkilinin icra takibinin varlığını davalı -----gönderilen bir mesajla öğrenip ve takibe itiraz şansı olmadığını, daha sonra evrakları incelediğinde kredi sözleşmesi üzerindeki imzanın kesinlikle kendisine ait olmadığını ve sahte imza atıldığını gördüğünü beyan ederek İstanbul Anadolu -----İcra Dairesi--- Sayılı icra dosyasının dayanağı olan kredi sözleşmesi aslındaki imzanın müvekkilinden alınacak imza örnekleri ile karşılaştırılması sureti ile yapılacak bilirkişi incelemesi ile davanın kabulü, müvekkilinin ve muris ------hakkındaki takibin iptali, dava giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafından ödenmesine karar verilmesini arz ve talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının dava dilekçesinde kredi sözleşmesindeki imzanın kendisine ait olmadığını beyan etmişse de, davacının imzaya itirazının tamamen haksız ve mesnetsiz olduğunu, çünkü borçlu ile alacaklı şirket yetkilisi arasında kredi sözleşmesinden dolayı borç ilişkisi meydana geldiğini, karşı tarafın sunmuş olduğu imza sirküleri ile senetteki imza karşılaştırıldığında ve de mahkeme tarafından yaptırılacak bilirkişi incelemesinde senetteki imzanın borçluya ait olduğunun görüleceğini, bunun yanında borçlunun, alacaklı şirket ile herhangi bir ticari ilişkisi olmadığını savunarak kredi sözleşmesinden dolayı bir borcu olmadığını dile getirmiş ise de, senetten dolayı ortaya çıkan borç ilişkisi asıl ilişkiden mücerret olup asıl ilişkideki bağ ortadan kalksa bile kıymetli evraktan kaynaklanan borcun sona ermeyeceğini, borçlu tarafından yapılan borca ve imzaya itirazın reddine karar verilmesi, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini arz ve talep etmişlerdir. Dava, itiraz edilmeksizin kesinleşen genel haciz yolu ile takibe konulan alacaktan dolayı borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Dava dışı temlik eden ---------------- davacı olan kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla davacı da dahil olmak üzere asıl borçlu ve kefiller hakkında Kadıköy -----. İcra Müdürlüğü'nün ----Esas sayılı dosyasında icra takibi başlattığı, takibin itiraz edilmeksizin kesinleştiği, -- tarihinde takibin yenilendiği ve İstanb...