E. 2019/1057 K. 2020/11
Kısa Önizleme
ÖnizlemeMahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin kefil olduğu kredi sözleşmesinin 10/09/2015 tanzim ve 11/09/2015 tahsis tarihli kredi sözleşmesi olup, ilk ödeme tarihinin 15/05/2016 tarihli olduğunu, müvekkillerinin kefil olduğu kredi sözleşmesinden ...'in 18.000 TL kullandığını, bunu 5 sene süre içerisinde yılda bir defa ödemek üzere aldığını, 15/08/2016 tarihinde 5.887,32 TL, 14/08/2017 tarihinde 5.87,32 tutarlı taksidini 10/11/2017 tarihinde ödediğini, 2018 yılındaki ödemelerini ekonomik zorluk nedeni ile ödeyemediğini, bunun sonucunda yeniden yeni bir kredi kullandırıldığını, 10/09/2015 tarihinde alınan kredinin kalan kısmının tamamının 08/10/2018 tarihinde ödetildiğini ve müvekkillerinin kefaletinin de sona erdiğini, bu işlemlerin banka resmi evraklarının mevcut...
Karar Metni
T.C. İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/1057 KARAR NO : 2020/11
DAVA : Menfi Tespit Davası DAVA TARİHİ : 21/10/2019 KARAR TARİHİ : 10/01/2020 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin kefil olduğu kredi sözleşmesinin 10/09/2015 tanzim ve 11/09/2015 tahsis tarihli kredi sözleşmesi olup, ilk ödeme tarihinin 15/05/2016 tarihli olduğunu, müvekkillerinin kefil olduğu kredi sözleşmesinden ...'in 18.000 TL kullandığını, bunu 5 sene süre içerisinde yılda bir defa ödemek üzere aldığını, 15/08/2016 tarihinde 5.887,32 TL, 14/08/2017 tarihinde 5.87,32 tutarlı taksidini 10/11/2017 tarihinde ödediğini, 2018 yılındaki ödemelerini ekonomik zorluk nedeni ile ödeyemediğini, bunun sonucunda yeniden yeni bir kredi kullandırıldığını, 10/09/2015 tarihinde alınan kredinin kalan kısmının tamamının 08/10/2018 tarihinde ödetildiğini ve müvekkillerinin kefaletinin de sona erdiğini, bu işlemlerin banka resmi evraklarının mevcut olduğunu, buna rağmen davalı bankanın yasal olmayan bir şekilde müvekkilleri aleyhine icra takibinde bulunduğunu, kötü niyetli olduğunu, bu nedenle %20'den aşağı olmamak kaydıyla kötü niyetli tazminata hükmedilmesini talep ettiklerini, müvekkillerinin ekonomik ve ticari işlemleri de iş bu icra takibi nedeni ile aksadığını, sonuç olarak açıklanan nedenlerle; müvekkillerinin İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra dosyası nedeni ile davalı bankaya borçlu olmadıklarının tespitini, %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatının davalı taraftan tazminini, vekalet ücreti ve mahkeme masrafının davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Dava; davacılar ile davalı banka arasında mevcut kredi kefalet sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkindir. Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren ve 03/01/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5 inci maddesinden sonra gelmek üzere eklenen maddeye göre; '' MADDE 5/A- (1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 3. maddesinin birinci fıkrasına eklenen cümle ile "Dava şartı olarak arabuluculuk" MADDE 18/A- (1) İlgili Kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır. (2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren dave...