Dosya öncelikle Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 04/05/2015 tarih 2014/758 esas ve 2015/303 karar sayılı yetkisizlik kararı ile mahkememize tevzi edilmiş, mahkememizin 2015/853 esas 2017/141 karar sayılı ve 21/02/207 günlü verilen kararının İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin 2017/789 esas 2017/875 karar sayılı ve 27/12/2017 günlü kararı ile kaldırılmasına karar verilerek dosya tekrar mahkememize iade edilmiş, mahkememizde görülmekte olan Tespit davasının yapılan açık yargılamaları sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle : müvekkili şirketin imza ayakkabı işletme adı ile uzun yıllar ticaret yapan bir esnaf olduğunu, 10/10/2010 tarihinde davalı banka müvekkili firmayla yapmış oldukları sözleşmeyi tek taraflı olarak feshederek sözleşme gereğince müvekkili firmaya tahsis etmiş olduğu POS cihazını hukuken hiçbir gerekçe göstermeden geri...
T.C. İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018/43 Esas KARAR NO : 2019/1063
DAVA : Tespit DAVA TARİHİ : 01/09/2015 KARAR TARİHİ : 20/11/2019
Dosya öncelikle Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 04/05/2015 tarih 2014/758 esas ve 2015/303 karar sayılı yetkisizlik kararı ile mahkememize tevzi edilmiş, mahkememizin 2015/853 esas 2017/141 karar sayılı ve 21/02/207 günlü verilen kararının İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin 2017/789 esas 2017/875 karar sayılı ve 27/12/2017 günlü kararı ile kaldırılmasına karar verilerek dosya tekrar mahkememize iade edilmiş, mahkememizde görülmekte olan Tespit davasının yapılan açık yargılamaları sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle : müvekkili şirketin imza ayakkabı işletme adı ile uzun yıllar ticaret yapan bir esnaf olduğunu, 10/10/2010 tarihinde davalı banka müvekkili firmayla yapmış oldukları sözleşmeyi tek taraflı olarak feshederek sözleşme gereğince müvekkili firmaya tahsis etmiş olduğu POS cihazını hukuken hiçbir gerekçe göstermeden geri aldığını, davalı bankanın hiçbir araştırma yapmadan, hangi alış verişi dayanak gösterdiğini bilmeden müvekkili şirkete kendini savunma imkanı sunmadan müvekkilinin POS cihazı ile gerçekleştirdiği işlemin "fiktif işlem" olduğunu Merkez Bankası'na bildirdiğini, banka ise bankalardan gelen bu tür bilgileri halk arasında" kara liste" diye adlandırılan veri tabanına kaydettiğini, diğer bankalar tarafından da görülebilen Merkez Bankası tarafından tutulan böyle bir veri tabanında ismi yer alan müvekkili şirket ile diğer tüm bankaların sözleşmelerini feshedip POS cihazlarını geri almışlardır. Müvekkili hukuka aykırı bu işlem yüzünden günümüz ticari hayatı için neredeyse zorunlu olan bu cihazı müşterilerine sunmaması nedeniyle zarar uğradığını, davalı bankanın POS cihazı sözleşmesini iptal etme sebebi hakkında kesin bir delil olmadığın, davalı bankanın varsayıma dayalı olarak sözleşmeyi feshettiğini, davalı bankanın müvekkili şirket hakkında POS cihazı ile ilgili olarak amaca aykırı kullanım ya da fiktif işlem şeklindeki olumsuz bildiriminin öncelikle hiçbir somut ve hukuken kabul edilebilir bir delil sunulmadığı gerekçesiyle aksi halde yasal düzenlemede öngörülen sürenin dolmuş olması sebebiyle veri tabanından silinmesine, ve davalı bankanın bu durumu Bankalararası Kart Merkezi, Merkez Bankası ve ilgili gerekli kurum ve kuruluşlara bildirmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili banka üye iş yeri birimi tarafından, davacının pos hesabına başka bankalara ait kredi kartları ile nakit yaratma, usulsüz puan kazanma ve aile bireyleri arasında nakit akışını sağlama amacıyla müvekili banka posunu kullandığı şüphesi taşıyan işlemlere rastlandığını, bu nedenle müvekkili banka, davacının pos cihazını amaç dışı kullanım sebebiyle davacı ile olan üye işyeri sözleşmesini feshettiğini, davacıya iadeli taahhütlü posta aracılığıyla ile yazı gönderilerek 21/10/2010 tarihinde tek taraflı fesih h...