Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA VE TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin 72 yaşında Alzeimer tedavisi gören ve çeşitli sağlık problemleri aynı zamanda ancak harf harf yazdırmak suretiyle okuma ve yazması olacak düzeyde eğitimi bulunan bir ev hanımı olduğunu, davalılardan ...'nin, diğer davalı ...'ndan çekmiş olduğu ticari krediye kefil olarak sorumlu tutulduğunu ve müvekkili aleyhine ... 10. İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyası ile icra takibine başlandığını, müvekkili ile davalılar arasında yapılan kefalet sözleşmesinin müvekkilin ayırt etme gücü bulunmadığından geçersiz olduğunu, müvekkilinin fiil ehliyeti bulunmuş olsaydı dahi gabin hükümleri gereğince kefalet sözleşmesi ve ipotek tesisi işlemlerinin geçersiz olacağını, kefalet sözleşmesinin...
T.C. İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2017/592 Esas KARAR NO : 2020/380
DAVA : Menfi Tespit DAVA TARİHİ : 24/06/2017 KARAR TARİHİ : 23/09/2020
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA VE TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin 72 yaşında Alzeimer tedavisi gören ve çeşitli sağlık problemleri aynı zamanda ancak harf harf yazdırmak suretiyle okuma ve yazması olacak düzeyde eğitimi bulunan bir ev hanımı olduğunu, davalılardan ...'nin, diğer davalı ...'ndan çekmiş olduğu ticari krediye kefil olarak sorumlu tutulduğunu ve müvekkili aleyhine ... 10. İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyası ile icra takibine başlandığını, müvekkili ile davalılar arasında yapılan kefalet sözleşmesinin müvekkilin ayırt etme gücü bulunmadığından geçersiz olduğunu, müvekkilinin fiil ehliyeti bulunmuş olsaydı dahi gabin hükümleri gereğince kefalet sözleşmesi ve ipotek tesisi işlemlerinin geçersiz olacağını, kefalet sözleşmesinin genel işlem koşulu mahiyetinde olup davacıyı sorumluluğa düşürecek hükümlerin yazılmamış sayılması gerektiğini, taraflar arasındaki ilişki Tüketici Hukuku kapsamında bir sözleşme kabul edildiği takdirde haksız şart hükümleri gereğince sözleşmenin geçersiz sayılması gerektiğini, sözleşmenin tüm sayfalarının imzalanmadığını, ipotek tesisine neden olan işlem hukuken geçersiz olduğundan ipotek işleminin de hükümsüz olduğunu, ipoteğin ana para ipoteği olarak düzenlenmesinin TMK'ya aykırı olduğunu ileri sürerek müvekkilinin davalılara borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; Davalılardan ... ile, 27.06.2016 tarihinde imzalanan kredi sözleşmesi kapsamında, davalı şirkete muhtelif krediler kullandırıldığını, anılan kredi sözleşmesine davacı ...'ın da müteselsil kefil olarak imza attığını, anılan kefaletin Türk Borçlar Kanunu'nun kefalete ilişkin aradığı tüm şartları taşıyan, sıhhatli bir kefalet olduğunu, davacının kefaletine eşi ...'ın da rıza gösterdiğini, ipotek tesisi işleminin de ... Tapu Müdürlüğü'nde gerçekleştirilmiş geçerli bir işlem olduğunu davacı tarafça akıl sağlığını etkileyici hastalığı bulunduğu, tedavi gördüğü Alzheimer nedeniyle tam ehliyetsiz olduğu ve ayrıca asıl borçlu şirket ile arasında hiçbir bağ bulunmadığından bahisle menfaati de olamayacağı iddiasıyla huzurdaki davanın ikame edildiğini, kefalet ve ipotek tesisi işlemlerinin geçersiz olduğunun iddia edildiğini, gerek kefalet ve gerekse ipotek tesis işlemleri bakımından, müvekkili bankanın basiretli bir tacir olarak üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirdiğinin açık olduğunu, zira müvekkilinin kredi veren kuruluş olarak, borçlu ile kefil arasındaki ilişkiyi bilmek, aralarında organik bir bağ aramak zorunda olmadığını, kredibilitesi uygun olan müşterisine kredi veren ve karşılığında bu alacağını temin edecek bir ipotek alan müvekkili bankanın, kabu...