DAVA: Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) DAVA TARİHİ: 05/12/2018 KARAR TARİHİ: 25/09/2020 Mahkememizde görülmekte olan konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; İİK m.287 gereği geçici mühlet verilmesini, İİK m.287/3 gereği komiser tayinini, geçici mühlet içinde yapılacak inceleme neticesinde bir yıllık kesin mehlin verilmesini, kesin mehil içinde yapılacak konkordato anlaşmalarının akdedilmesi halinde konkordatonun tasdikine karar verilmesini talep etmiştir. Dava, İİK m.286 ve devamı hükümlerinden kaynaklanmakta olan konkordato talebine ilişkindir. Mahkememizce davacı lehine geçici mühlet, akabinde ise kesin mühlet kararı verilmiştir. Kesin mühletin devam ettiği aşamada davacı vekili 28/08/2020 tarihli dilekçe ile davacı şirketin...
T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2018/1168 KARAR NO:2020/360
DAVA: Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) DAVA TARİHİ: 05/12/2018 KARAR TARİHİ: 25/09/2020
Mahkememizde görülmekte olan konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; İİK m.287 gereği geçici mühlet verilmesini, İİK m.287/3 gereği komiser tayinini, geçici mühlet içinde yapılacak inceleme neticesinde bir yıllık kesin mehlin verilmesini, kesin mehil içinde yapılacak konkordato anlaşmalarının akdedilmesi halinde konkordatonun tasdikine karar verilmesini talep etmiştir. Dava, İİK m.286 ve devamı hükümlerinden kaynaklanmakta olan konkordato talebine ilişkindir. Mahkememizce davacı lehine geçici mühlet, akabinde ise kesin mühlet kararı verilmiştir. Kesin mühletin devam ettiği aşamada davacı vekili 28/08/2020 tarihli dilekçe ile davacı şirketin borca batık olmadığını, konkordato kurumundan beklenen amacın hasıl olduğunu, bu nedenle konkordato taleplerinin feragat nedeniyle reddine dair karar verilmesini talep etmiştir. Öncelikle davacı vekilinin talebi İİK m.292/f.2- bend (d) hükmüne dayanmaktadır. Aynı hükmün 2. fıkrasına göre ise " Mahkeme, bu madde uyarınca karar vermeden önce borçlu ve varsa konkordato talep eden alacaklı ve alacaklılar kurulunu duruşmaya davet eder; diğer alacaklıları ise gerekli görürse davet eder. " Kaldı ki davacılar vekilinin talebi" borçlunun mali durumunun düzelmesi nedeni ile kesin mühletin kaldırılması " olarak nitelendirilse dahi bu durumu düzenleyen İİK m.291/f.2 hükmüne göre dahi "Mahkeme bu madde kapsamında kesin mühletin kaldırılmasına karar vermeden önce borçlu ve varsa konkordato talep eden alacaklı ve alacaklılar kurulunu duruşmaya davet eder; diğer alacaklıları ise gerekli görürse davet eder." Her iki hükmün konkordato kurumunu düzenleyen İİK m.285 ve devamından sonra yer alan 12. BAP' da yer aldığı, bu itibarla adı geçen hükümlerin özel hüküm niteliğinde olduğu, buna mukabil 6100 sayılı HMK 'nın ikinci bölümünde yer alan ve yargılamaya hakim olan ilkelerden m.30 hükmünün ise genel nitelikte bir usul hükmü olduğu dikkate alındığında öncelikle özel hükmün uygulanması gerektiği yorum bilimi (hermenötik) açısından zorunludur. O halde HMK m.30 hükmünde yer alan düzenlemenin bu açıdan dikkate alınabilmesi mümkün değildir. Bir başka deyişle uyuşmazlık ile ilgili pozitif hukukta özel düzenleme olduğu sürece genel düzenlemelerin uygulanması düşünülemez. Gerek yargısal uygulama gerek doktrin bu konuda uyum içindedir. Yukarıda açıklanan İİK m.291/f.2 ve İİK m.292/f.2 hükmünün emredici nitelikte olduğu, nitekim kanun koyucunun somut olayda olduğu üzere sebebi ne olursa olsun konkordato talebinden feragat edilmesi durumunda mahkemenin duruşma günü açması gerektiğini açıkça düzenlediği sabittir. Bu noktada mahkemeye herhangi bir nedenle takdir alanı ise kesin olarak bırakılmamıştır. Mahkeme hükm...