DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 25/07/2019 KARAR TARİHİ : 21/10/2020 KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 22/10/2020 Davacı tarafından mahkememizde açılan davada yapılan açık yargılama sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili mahkememize sunmuş 25/07/2019 olduğu tarihli dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından müvekkili aleyhine Bakırköy ...... İcra Müdürlüğünün ..... takip sayılı dosyası ile 200.000-TL'lik çek yönünden; Küçükçekmece ..... İcra Müdürlüğünün ....... esas sayılı dosyası ile 184.594,12-TL'lik çek yönünden icra takibi yapıldığı, takibe konu çeklerin müvekkili şirketten bulunduğu sırada çalınmak suretiyle zayi olduğunu, müvekkili şirket adına yapılan cironun tamamen sahte olduğunu, şirket kaşesi üzerinde yer alan imzaların müvekkili şirket temsilcilerine ait olmadığını, bu nedenlerle takibe konu çeklerden dolayı borçlu olmadıklarının tespitine ve...
T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/558 Esas KARAR NO : 2020/475
DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 25/07/2019 KARAR TARİHİ : 21/10/2020 KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 22/10/2020 Davacı tarafından mahkememizde açılan davada yapılan açık yargılama sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili mahkememize sunmuş 25/07/2019 olduğu tarihli dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından müvekkili aleyhine Bakırköy ...... İcra Müdürlüğünün ..... takip sayılı dosyası ile 200.000-TL'lik çek yönünden; Küçükçekmece ..... İcra Müdürlüğünün ....... esas sayılı dosyası ile 184.594,12-TL'lik çek yönünden icra takibi yapıldığı, takibe konu çeklerin müvekkili şirketten bulunduğu sırada çalınmak suretiyle zayi olduğunu, müvekkili şirket adına yapılan cironun tamamen sahte olduğunu, şirket kaşesi üzerinde yer alan imzaların müvekkili şirket temsilcilerine ait olmadığını, bu nedenlerle takibe konu çeklerden dolayı borçlu olmadıklarının tespitine ve dava konusu çeklerin istirdadına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde ve yargılama aşamasındaki beyanlarında özetle; müvekkilinin ciro silsilesine göre dava konusu çekleri iktisap ettiğini, müvekkilinin hamil olarak iyi niyetli olduğunu, iyi niyetli hamil yönünden menfi tespit ve istirdat davası açılamayacağını bu nedenlerle yasal dayanağı bulunmayan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dava konusu çeklerle ilgili İcra Hukuk Mahkemelerinde imzaya itiraz kapsamında davalar açılmış, her iki çekle ilgili düzenlenen bilirkişi raporlarına göre dava konusu çeklerde davacı şirket adına atılan imzaların şirket temsilcilerine ait imzalar olmadığını, söz konusu imzaların şirket temsilcilerinin eli ürünü olmadığı yönünde raporlar düzenlendiği ve söz konusu raporlara göre İcra Hukuk Mahkemeleri tarafından imza itirazının kabul edildiği anlaşılmıştır. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacı tarafından dava konusu yapılan ve davalının icra takibine konu ettiği her iki çek yönünden de davacı şirket adına atılan imzaların bilirkişi raporlarına göre davacı şirket temsilcilerine ait olmadığı, çeklerdeki imzalar ile şirket temsilcilerinin imzalarının çıplak gözle dahi farklı olduğu, bu bağlamda davacı tarafın ileri sürdüğü imza inkarına dayalı sahtelik iddiasının mutlak defi olması nedeniyle herkese karşı ileri sürülebileceği, dolayısıyla sahte imzaya ilişkin mutlak definin menfi tespit davasında çek hamilinin iyi niyetli olup olmaması hususunun önem arz etmediği, sonuç itibariyle davacı tarafın dava konusu çeklerinden dolayı borçlu olmadığının tespitine, ancak çeklerin istirdadı isteminin imzaların istiklali ilkesi nedeniyle TTK 677.md gereğince ve davalının da kötü niyetli olduğu yönünde dosyaya delil sunulmadığından reddine, davacı tarafın kötü niyet tazminat isteminin de koşulları oluşmaması nedeniyle keza reddine karar vermek gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Ger...