Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Fesih İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Yurtdışında yerleşik müvekkilin %20 payına sahip bulunduğu davalı şirketin İstanbul Ticaret Sicilinin ....... sicil sayısında tescilli 190.000 TL nominal sermayeli bir aile şirketi olup tekstil sektöründe faaliyet göstermekte olduğunu, davalı şirketin hem ticari performansı hem de organlarının yolsuz işlemleri sebebiyle paydaşlarına hiçbir fayda sağlamayan bu nedenle de tasfiye edilmesi gereken bir yapıda olduğunu, şirketin ticari faaliyetleri sonucu elde ettiği kardan sadece şirketin hakim ortağı olan ve yönetimini elinde tutan ...... ve ailesinin yararlanabileceğini, 15.11.2016 tarihli genel kurulda, yönetim kuruluna (yönetim kurulu geçmişten bu güne ...... ve aile bireylerinden oluşur) heyet olarak her ay brüt 12.000 TL ve...
T.C. BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2018/531 Esas KARAR NO : 2020/348
DAVA : Ticari Şirket (Fesih İstemli) DAVA TARİHİ : 16/05/2018 KARAR TARİHİ : 02/07/2020 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 07/07/2020 Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Fesih İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Yurtdışında yerleşik müvekkilin %20 payına sahip bulunduğu davalı şirketin İstanbul Ticaret Sicilinin ....... sicil sayısında tescilli 190.000 TL nominal sermayeli bir aile şirketi olup tekstil sektöründe faaliyet göstermekte olduğunu, davalı şirketin hem ticari performansı hem de organlarının yolsuz işlemleri sebebiyle paydaşlarına hiçbir fayda sağlamayan bu nedenle de tasfiye edilmesi gereken bir yapıda olduğunu, şirketin ticari faaliyetleri sonucu elde ettiği kardan sadece şirketin hakim ortağı olan ve yönetimini elinde tutan ...... ve ailesinin yararlanabileceğini, 15.11.2016 tarihli genel kurulda, yönetim kuruluna (yönetim kurulu geçmişten bu güne ...... ve aile bireylerinden oluşur) heyet olarak her ay brüt 12.000 TL ve ayrıca bu tutar üzerinden 3 defaya kadar ikramiye ödenmesine karar verildiğini, daha önceki yıllarda da Genel Kurul tarafından Yönetim Kuruluna bu şekliyle ödemeler yapılmasına karar verildiğini, paydaşlarına uzun yıllardır kar dağıtmayan davalı şirketin, şirketin hakim ortağı konumundaki ...... ve ailesine elde ettiği karı aktardığını, şirketin Genel Kurullarının toplanması ile Yönetim Kurulunun teşekkülünün, meseleyi ceza hukuku boyutuna sirayet ettirecek ölçüde yasa dışı olduğunu, zira müvekkilenin, şirketin halen Yönetim Kurulunu oluşturan üyelerinin seçildiği, 30.06.2015 tarihli Genel Kuruluna katılmadığı halde adına sahte imza atılarak asaleten Genel Kurula katılmış gibi gösterildiğini, 15.11.2016 tarihli Genel Kurul ile 17.12.2014 tarihli Genel Kurullarda da müvekkilenin asaleten Genel Kurul toplantılarına katılmış gibi gösterildiğini, bu hususta ihtiyaç duyulan Genel Kurul evraklarına müvekkili adına sahte imzalar atıldığını, bu yapı içerisinde davalı şirketin, Genel Kurallarını hukuka uygun biçimde toplayamadığı için ...... ve ailesi tarafından fiilen el konulmuş vaziyette yönetilmekte olduğunu, bu kişilerin geçerli bir genel kurul kararı olmaksızın sözde Yönetim Kurulu üyeleri olarak davalı şirketten para çekmelerinin de hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davalı şirketin tasfiyesine, yargılama giderlerinin davalı şirket üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Davacının dava dilekçesinde adreste gösterildiği üzere ikametgahının İsrail Devletinde olduğunu, İsrail Devleti ile Türkiye Cumhuriyeti Devleti arasında davacı veya davalının İsrail de ikamet etmesi halinde teminat gösterilmediğine dair herhangi bir anlaşma olmadığını, bu bakımdan HUMKnun 96 ve 97. Maddeleri uyarınca davanın mahiyet ve ehemmiyetine göre teminat göstermek zorunda olduğunu, öncelikle bu hususun tamamlanması ...