Yukarıda isim ve adresleri yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın açık yargılaması ve dosyanın tetkiki sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: davacı vekili özetle; Davacı murisi ........ 'nun, dava dışı ....... Motorlu Araçlar Tic. Ve San. A.Ş'de 01/02/1990 yılında çalışmaya başladığını ve haksız olarak işverence iş akdi feshedilinceye kadar 14/02/2013 tarihine kadar aralıksız çalıştığını, hak ve alacakları verilmediğinden bahisle işçilik alacaklarının tahsili amacıyla dava dışı işveren şirkete karşı Bakırköy ..... İş Mahkemesinin ....... esas sayılı dosyasıyla 08/03/2013 tarihinde dava açıldığını, ilgili dosyanın 05/11/2020 tarihli duruşmasının 1 nolu ara kararında şirketin ihyası davası açması için kendilerine yetki verildiğini, müvekkilinin işçilik alacaklarının tahsili amacıyla açılan Bakırköy .... İş Mahkemesinin ..... esas sayılı dosyasında davalı olan şirketin,...
T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/798 KARAR NO : 2021/510
DAVA : Şirketin İhyası DAVA TARİHİ : 13/11/2020 KARAR TARİHİ : 29/04/2021 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 05/05/2021 Yukarıda isim ve adresleri yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın açık yargılaması ve dosyanın tetkiki sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: davacı vekili özetle; Davacı murisi ........ 'nun, dava dışı ....... Motorlu Araçlar Tic. Ve San. A.Ş'de 01/02/1990 yılında çalışmaya başladığını ve haksız olarak işverence iş akdi feshedilinceye kadar 14/02/2013 tarihine kadar aralıksız çalıştığını, hak ve alacakları verilmediğinden bahisle işçilik alacaklarının tahsili amacıyla dava dışı işveren şirkete karşı Bakırköy ..... İş Mahkemesinin ....... esas sayılı dosyasıyla 08/03/2013 tarihinde dava açıldığını, ilgili dosyanın 05/11/2020 tarihli duruşmasının 1 nolu ara kararında şirketin ihyası davası açması için kendilerine yetki verildiğini, müvekkilinin işçilik alacaklarının tahsili amacıyla açılan Bakırköy .... İş Mahkemesinin ..... esas sayılı dosyasında davalı olan şirketin, yargılama süreci içerisinde hiçbir hak ve alacağı ile borcu olmaması sebep gösterilerek gerçeğe aykırı olarak tasfiye edildiğini, derdest dava neticesinde müvekkiline işçilik alacakları borcu olacağından yapılan tasfiyenin gerçeğe aykırı olduğunu, bu sebeple tasfiyenin iptali ile şirketin ihyasını talep etme zaruretinin hasıl olduğunu, bu nedenle davanın kabulünü talep ve dava etmiştir. Davalılar davaya cevap dilekçesi vermemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, sicilden terkin edilen şirketin ihyası talebine ilişkindir. Dosya içerisinde bulunan Ticaret Sicil Müdürlüğü yazısında; ihyası istenen şirketin ticaret sicil kaydının 6102 sayılı TTK.'nun geçici 7. maddesi uyarınca 25/12/2020 tarihinde re'sen terkin edildiği anlaşılmaktadır. Limited şirketin tüzel kişiliği ticaret sicilinden silinmesi (terkini) ile sona erer. Tüzel kişiliğin sona ermesi için tasfiye işlemlerinin eksiksiz yapılmış olması gerekir. Şayet, tasfiye işlemleri gerektiği gibi tamamlanmamış ve tasfiyesi gereken hususlar eksik bırakılmışsa, tüzel kişilik ticaret sicilinden silinse bile, limited şirketin tüzel kişiliğinin sona erdiğinin kabulü olanaksızdır. Bir tüzel kişiliğin son bulmasını ifade eden fesih ve tasfiye işlemi, aynı zamanda Borçlar Hukukuna ilişkin bir hukuki işlem olup, bu karar ve işlemin hataya dayanması karşısında gerçek anlamda bir tasfiye işleminden söz edilemez. Hataya veya kasta dayalı, şeklen gerçekleşmiş bir tasfiyenin kaldırılmasının gerek o işlemi gerçekleştirenlerce, gerekse bundan zarar görenlerce istenebilmesi Borçlar Hukukunun temel kurallarından biridir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 27.01.1999 gün ve 1999/10-1-1 sayılı kararı). Bu durumda, tüzel kişiliğin yeniden ihyasına gidilerek yargılamanın limited şirket tüzel kişiliğine karşı devamının sağlanması gerekmektedir. Davacının iddiaları, ticaret sicil kaydı ve tüm dosya kapsamına binaen; müvekkilin...