Bölge Adliye MahkemesiBakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2020/959 K. 2021/117

E. 2020/959K. 2021/1174 Şubat 2021
anonim şirkettazminatbaşvuru süresiistinaf yoluistinaf başvurusunun kabulükayyım atanması
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

Mahkememizden verilen 12/03/2020 tarih ve ... Esas ... sayılı kararı İstinaf Bölge Adliyesi .... Hukuk Dairesi'nin 26/11/2020 tarih ve .... Esas ... Karar sayılı ilamıyla kaldırıldığı, mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapıldığı anlaşılmakla İstinaf kararı sonrası yapılan yargılama sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ...'un İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne .... sicil numarası ile kayıtlı ... Tekstil Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi'ne %30,84 oranında azınlık pay sahibi olarak ortak olduğunu, şirket yönetimi tamamen kötü niyetli ve hukuka aykırı davranışlarla müvekkili şirketten uzaklaştırmaya çalıştığını, müvekkilinin davet edilmeksizin yapılan yönetim kurulu ve alınan ... numaralı kararın mutlak butlanla batıl olduğunu, bu sebeple söz konusu batıl olan karara istinaden münferit imza ile yapılan işlemler de hukuken batıldır. işbu karara karşı...

Karar Metni

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2020/959 Esas KARAR NO : 2021/117

DAVA : Ticari Şirket (Fesih İstemli) DAVA TARİHİ : 23/12/2019 KARAR TARİHİ : 04/02/2021 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 23/02/2021

Mahkememizden verilen 12/03/2020 tarih ve ... Esas ... sayılı kararı İstinaf Bölge Adliyesi .... Hukuk Dairesi'nin 26/11/2020 tarih ve .... Esas ... Karar sayılı ilamıyla kaldırıldığı, mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapıldığı anlaşılmakla İstinaf kararı sonrası yapılan yargılama sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ...'un İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne .... sicil numarası ile kayıtlı ... Tekstil Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi'ne %30,84 oranında azınlık pay sahibi olarak ortak olduğunu, şirket yönetimi tamamen kötü niyetli ve hukuka aykırı davranışlarla müvekkili şirketten uzaklaştırmaya çalıştığını, müvekkilinin davet edilmeksizin yapılan yönetim kurulu ve alınan ... numaralı kararın mutlak butlanla batıl olduğunu, bu sebeple söz konusu batıl olan karara istinaden münferit imza ile yapılan işlemler de hukuken batıldır. işbu karara karşı butlan davası açma hakkının saklı olduğunu, batıl yönetim kurullarına dayanarak son 3 yılın hesap dönemine ait genel kurul toplandığını, açıklanması talep edilen hususlara hiçbir açıklama getirilmediğini, üstünkörü cevaplarla geçiştirildiğini belirterek haklı sebeple davalı şirketin feshine, feshin mümkün olmaması halinde TTK. 531. Maddesinde belirtildiği şekilde davacı pay sahibine paylarının karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerlerinin ödenip davalı şirketten çıkarılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; iş bu davanın Türk Ticaret Kanunu'nda düzenmiş olan ticari davalardan olup, TTK Madde 5/A bendi uyarınca konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri arabuluculuğa tabi olduğunu, davacı ile müvekkili şirket ortakları ... ve ..., ...'nin hisse ortakları olduklarını, müvekkili şirketin kurulduğu tarihten itibaren yıllarca davacı %50 paya sahip hisse ortağı iken daha sonra payının bir kısmını kendi isteği ile devrettiğini, davacının 12.09.2018 tarihli yönetim kurulu toplantısının kendisine haber verilmeksizin yapıldığını, iş bu yönetim kurulu toplantısının ve alınan kararların batıl olduğunu iddia ettiğini, ancak müvekkili şirket yetkilileri tarafından ...'a yapılacak olan yönetim kurulu toplantısı haber verilmesine karşın davacı yönetim kurulu toplantısına iştirak etmediğini, yönetim kurulu üyesinin, kendisi davet edilmeden toplantı yapıldığını ve imza yetkisinin onayı dışında değiştirildiğini bilerek 8 ay boyunca bu hususta herhangi bir iddia ve itirazda bulunmamış olması hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacının şirket bünyesinde bulunan neredeyse 1/3 oranında hisse oranı ve davacının konumu da düşünüldüğünde yönetim kurulu toplantısından haberdar olmaması mümkün olmadığını, davacının taleplerine esas teşkil eden iddialarının kabulünün mümkün olmadığını belirter...