Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı --------- ile davalı şirket arasında --- tarihli --- yapıldığını, davalı yüklenicinin işi 30 gün içerisinde bitirmeyi taahhüt ettiğini, ancak davalı tarafından neredeyse hiçbir iş yapılmadığını, yapılan işlerde eksik ve ayıplı imalatlar bulunduğunu, davalı şirkete toplamda 102.000,00 TL ödeme yapıldığını, ayıplı işler nedeniyle davalı şirkete ihtarname keşide edildiğini, ayıpların giderilmediğini, ayıplı işlerin tespitinin yapılması için --- Mahkemesi'nin ---- dosyası ile keşif yapıldığını belirtmiş, ayrıntılı açıklamalar kapsamında eksik ve ayıplı işler bedeli olarak şimdilik 10.000 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Dava, eser sözleşmesinden doğan alacağın ve uğranılan zararın tespiti ile davalıdan tahsili istemine...
T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/298 Esas KARAR NO : 2021/541
DAVA : Tazminat DAVA TARİHİ : 06/05/2021 KARAR TARİHİ : 18/05/2021
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı --------- ile davalı şirket arasında --- tarihli --- yapıldığını, davalı yüklenicinin işi 30 gün içerisinde bitirmeyi taahhüt ettiğini, ancak davalı tarafından neredeyse hiçbir iş yapılmadığını, yapılan işlerde eksik ve ayıplı imalatlar bulunduğunu, davalı şirkete toplamda 102.000,00 TL ödeme yapıldığını, ayıplı işler nedeniyle davalı şirkete ihtarname keşide edildiğini, ayıpların giderilmediğini, ayıplı işlerin tespitinin yapılması için --- Mahkemesi'nin ---- dosyası ile keşif yapıldığını belirtmiş, ayrıntılı açıklamalar kapsamında eksik ve ayıplı işler bedeli olarak şimdilik 10.000 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Dava, eser sözleşmesinden doğan alacağın ve uğranılan zararın tespiti ile davalıdan tahsili istemine ilişkindir. Eldeki dava, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun yürürlüğe girdiği ---tarihinden sonra, --- tarihinde açılmıştır. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olmalı ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin bakacağı yönünde düzenleme olmalıdır. Örneğin, ödünç para verme işlemlerine ilişkin uyuşmazlıklar Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesi uyarınca, iflas davaları ise 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 154 ve devamı maddeleri hükmünce ticari dava sayılır. Buna karşılık Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesi uyarınca, tarafların tacir olup olmamasına bakılmaksızın ticari dava sayılan havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin uyuşmazlıklardan doğan davalar herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmiyorsa, ticari dava vasfını kaybedecektir. Yine, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/II. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. 6335 Sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, Asliye Ticaret Mahkemeleri ile diğer Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunundan ve 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 6335 Sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölüm...