Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2020/647 K. 2021/529

E. 2020/647K. 2021/5296 Temmuz 2021
görevli mahkemesatış vaadi sözleşmesigayrimenkul satış vaadi sözleşmesikira bedelibağımsız bölümeser sözleşmesitaşınmaz satışıtazminatalacağın temlikiyasal sürebaşvurunun reddibedelin tazminiihtirazi kayıtistinaf yolutaşınmaz satış vaadi sözleşmesi
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı şirket ile ---------- satışı ile ilgili proje üzerinde---- satış vaadi ve alacağın temliki sözleşmesi ile ek protokol imzaladığını, ek protokole göre teslimin ----- olduğunu, davalı şirketin temerrüde düşmesi sonucu gecikmeden dolayı mahrum kalınan kira bedellerinin tazmini için davalı şirkete --- ihtarname gönderildiğini, mezkur bağımsız bölümlerin teslimi ile fazlaya ilişkin dava ve takip haklarının saklı kalmak kaydı ile mahrum kalınan toplam ---- kira bedelinin ihtarname tarihinden başlayarak temerrüt faizi ile birlikte tazminine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; sözleşmeye konu----- bölümlerini satın alması ve işbu gayrimenkullerin geç...

Karar Metni

T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/647 Esas KARAR NO: 2021/529 DAVA: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 23/06/2015 KARAR TARİHİ: 06/07/2021 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı şirket ile ---------- satışı ile ilgili proje üzerinde---- satış vaadi ve alacağın temliki sözleşmesi ile ek protokol imzaladığını, ek protokole göre teslimin ----- olduğunu, davalı şirketin temerrüde düşmesi sonucu gecikmeden dolayı mahrum kalınan kira bedellerinin tazmini için davalı şirkete --- ihtarname gönderildiğini, mezkur bağımsız bölümlerin teslimi ile fazlaya ilişkin dava ve takip haklarının saklı kalmak kaydı ile mahrum kalınan toplam ---- kira bedelinin ihtarname tarihinden başlayarak temerrüt faizi ile birlikte tazminine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; sözleşmeye konu----- bölümlerini satın alması ve işbu gayrimenkullerin geç tesliminden dolayı kira kaybı zararı oluştuğu yönündeki iddiaların asılsız olduğunu, ------ kötü niyetli davacının tüketici sıfatına haiz olmadığı davaya konu işlemin tüketici işlemi sayılamayacağını, gayrimenkul satış vaadi sözleşmelerinin geçerliliğinin TMK 706 Maddesi uyarınca noter huzurunda yazılı şekilde yapılması halinde geçerli olabileceğini, davaya konu gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinin noter huzurunda yapılmadığını, bu nedenle davacının geçersiz bir sözleşmeye dayanarak müvekkili şirketten herhangi bir hak talep edemeyeceğini, dava konusu ---- teslim prosedürünün --- başladığını, davacı dahil tüm müşterilere teslim için yazıyla davet gönderildiğini, davacı tarafın yan iş programının çok yoğun olmasından kaynaklı davete geç icabet ettiğini, -----tarihinde davacının şahsi imzası mukabilinde herhangi bir ihtirazı kayıt koymadan ofisleri bizzat teslim aldığını, belirterek davanın reddini istemiştir. İNCELEME VE GEREKÇE: Dosyanın bir bütün olarak değerlendirilmesi sonucunda, Dava, alacak (gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinden kaynaklanan) davasıdır mahkememizce yapılan yargılama sonucunda-------- ile davanın reddine karar verilmiş olup , tarafların verilen kararı istinaf etmesi üzerine------- sayılı ilamıyla "somut olay, taraflar arasındaki taşınmaz satış vaadi sözleşmesine istinaden satın alınan 2 adet ofisin dava tarihi itibariyle teslim edilmemesi nedeniyle teslimi ve dayalı geç teslimden kaynaklı tazminat istemine ilişkindir. Dava konusu ofisler davacı tarafça yatırım amaçlı alınmış olmakla Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunu'nun tüketici işlemi değildir ancak davaya konu bağımsız bölümlerin ofis olması ve yatırım amaçlı satın alınması nedeniyle her iki yanın ticari işletmesinden kaynaklanmadığından nispi ticari dava ve Ticaret Kanununda düzenlenen mutlak ticari davalardan değildir. Hal böyle olunca davaya bakmaya Ticaret Mahkemesi değil Asliye Hukuk Mahkemesi görevlid...