E. 2017/427 K. 2020/97
Kısa Önizleme
ÖnizlemeMahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkil Şirketin, ... yılında ...ta kurulan ... San. Tic. Ltd. Ştinden 2013 yılında ayrılarak tüzel kişilik kazanan köklü bir firma olduğunu, ... markasının 20 yılı aşkın süredir ... tarafından özellikle biber ve domates salçası olmak üzere birçok üründe kullanıldığını, 2013 yılındaki şirket ayrılık kararından sonra ise bu markanın kullanım hakkının müvekkili şirkete bırakıldığını, salça üretimi başta olmak üzere toz şeker ve bakliyat toptancılığı yapmak suretiyle uzun yıllardır ticari hayatta yer alan müvekkili şirketin en bilinen markası olan ... markasını 2013 yılından itibaren ticari unvanı dâhil bütün ticari faaliyetlerinde aktif olarak kullanmaya devam ettiğini, Müvekkili şirketin uzun yıllardır...
Karar Metni
T.C. İSTANBUL 2.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO:2017/427 KARAR NO:2020/97 DAVA:Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:04/01/2017 KARAR TARİHİ:12/02/2020
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkil Şirketin, ... yılında ...ta kurulan ... San. Tic. Ltd. Ştinden 2013 yılında ayrılarak tüzel kişilik kazanan köklü bir firma olduğunu, ... markasının 20 yılı aşkın süredir ... tarafından özellikle biber ve domates salçası olmak üzere birçok üründe kullanıldığını, 2013 yılındaki şirket ayrılık kararından sonra ise bu markanın kullanım hakkının müvekkili şirkete bırakıldığını, salça üretimi başta olmak üzere toz şeker ve bakliyat toptancılığı yapmak suretiyle uzun yıllardır ticari hayatta yer alan müvekkili şirketin en bilinen markası olan ... markasını 2013 yılından itibaren ticari unvanı dâhil bütün ticari faaliyetlerinde aktif olarak kullanmaya devam ettiğini, Müvekkili şirketin uzun yıllardır tescilsiz olarak kullandığı ... markasını ... ve ... tescil numaralan ile 29 ve 30. sınıflarda tescil ettirmiş ve ana markası olarak konumlandırdığını, ve yanına getirdiği eklerle seri markalar oluşturduğunu, bunların 29 ve 30. Sınıflarda tescilli bulunan ... numaralı ... ... numaralı ... vc ... numaralı ... ... markaları olduğunu, davalı firmanın müvekkili şirketin tescilli markalarına benzer olan ... (...) ve ... (...) markaları için tescil talebinde bulunduğunu ve müvekkilinin haberdar olmamasından faydalanarak haksız bir tescil elde ettiğini, bu haksız marka tescillerinin 29 ve 30.sınıflara ilişkin olduğunu, davalı markalarının müvekkili markaları ile benzer olduğunu, aynı mal ve hizmetleri kapsadığını, halk nezdinde markaların ilişikli olduğu izlenimi yarattığını, müvekkili şirketin ... markasının tescil öncesinde de aktif şekilde kullanıldığını, davalının kötü niyetli olduğundan bahisle, ... numaralı ... ve ... numaralı ... markalarının dava sonuçlanıncaya kadar 3.kişilere devrinin önlenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesini, tescilli tüm sınıf ve emtialar yönünden hükümsüzlüğüne, bu talepleri kabul edilmez ise en azından "salça" emtiası yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava ettiği anlaşılmıştır. Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacı .... ve Tic. Ltd. Şti.nin tüzel kişi olduğunu, Türk Ticaret Kanunu 159 ve devam eden maddelerinde sermaye şirketlerinin ne şekilde bölüneceği yazılı olduğunu, davacı şirketin ilk defa 04.01.2013 tarihinde kurulmuş olduğunu ve bu kuruluşun başka bir şirketten bölünme ya da ayrılma suretiyle gerçekleşmediğini, dolayısıyla davacının ... yılından bu yana ticari faaliyette bulunduğu ve başka bir tüzel kişiden ayrıldığı yönündeki iddialarının doğru olmadığını, tamamen uydurma olup, haksız bir kanaat oluşturma çabasından başka bir anlam ifade ettiğini, davacı şirketin müvekkili şirketten sonra kurulduğunu ve marka t...