Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davalılar ile müvekkili banka arasında imzalanan 25/07/2012, 27/10/20121 tarihli GKS ve Teminat sözleşmemelerine istinaden davalılara Taksitli Ticari kredi ve Ticari Araç Kredisi kullandırıldığını ayrıca ... Kart tahsis edildiğini, davalıların bu kredilerden kaynaklanan borçlarını ödemediklerini, dava konusunun krediden kaynaklanan alacağa ilişkin olduğunu bu nedenle alacağın tahsili amaçlı asıl borçlu ve kefile tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla rehin takibi ve ilamsız takip başlatıldığını, tüketici...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2020/1940 KARAR NO: 2023/1904 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 29.01.2020 NUMARASI: 2019/612 Esas - 2020/37 Karar DAVA: İtirazın İptali Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davalılar ile müvekkili banka arasında imzalanan 25/07/2012, 27/10/20121 tarihli GKS ve Teminat sözleşmemelerine istinaden davalılara Taksitli Ticari kredi ve Ticari Araç Kredisi kullandırıldığını ayrıca ... Kart tahsis edildiğini, davalıların bu kredilerden kaynaklanan borçlarını ödemediklerini, dava konusunun krediden kaynaklanan alacağa ilişkin olduğunu bu nedenle alacağın tahsili amaçlı asıl borçlu ve kefile tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla rehin takibi ve ilamsız takip başlatıldığını, tüketici kredilerinde asıl borçluya başvurmadan kefil hakkında dava açılması veya takip yapılmasının mümkün olmadığını, kredi için rehin verildi ise öncelikle rehnin paraya çevrilmesinin zorunlu olduğunu, sonuç olarak asıl borçlu hakkında yapılan takibin aciz vesikasına bağlanmadan ve rehin paraya çevrilmeden kefil hakkında icra takibi yapılmasının mümkün olmadığını ancak borçlu şirketin ticari kredi kullandığını ve diğer davalı ...'ın da müteselsil kefil sıfatıyla sözleşmeyi imzaladığını, müteselsil kefalette alacaklının doğrudan doğruya asıl borçluya başvurmaksızın kefil aleyhine takibe geçmesinin mümkün olduğunu, müteselsil kefaletin alacaklıya tanıdığı imkanlar doğrultusunda konu alacağın tahsili amacıyla asıl borçlu şirket aleyhine tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapıldığını, müteselsil kefil olan ... için ise İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasıyla ilamsız takip başlatıldığını, yasa gereği hem asıl borçlu hem de kefile karşı İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan takibe borçluların itiraz ettiklerini, ilamsız takipte davalı kefilden alacağın tamamının, davaı şirketten ise yalnızca iade edilmeyen 10 adet çekin garanti tutarının talep edildiğini, davalıların iddia ettikleri gibi mükerrer bir takibin söz konusu olmadığını, davalı borçlu şirketin aleyhine açılan İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı menkul rehninin paraya çevrilmesi yolu ile takibe, davalı kefilin de aleyhine başlatılan İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takibe itirazda bulunmaları ile takiplerin durduğunu, takipten önce yapılan ödemelerin sehven alacak miktarından düşürülmediğini, yine faiz oranının da sehven yanlış belirtildiğini, dava değerinin ödemelerin düşülmesi ile belirlendiğini...