Taraflar arasındaki alacak davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı arasında yapılmış 28/04/2011 tarihli bayilik sözleşmesi ve ekindeki taahhütname ile ariyet sözleşmesi imzalandığını, imzalanan sözleşme uyarınca müvekkili şirketin 28/04/2016 tarihine kadar davalının bayisi olarak faaliyette bulunduğunu, 31/03/2016 tarihinde gönderdiği ihtarname ile de davalıya aralarında imzalanan bayilik sözleşmesinin 28/04/2016 tarihinde sona ereceğini, sözleşmeyi tekrar yenilemeyeceğini ve istasyonda bulunan ariyetleri teslim almaları gerektiğini ihtar...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2020/1916 KARAR NO: 2023/1812 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 27.11.2023 NUMARASI: 2017/145 Esas - 2019/961 Karar DAVA: Alacak Taraflar arasındaki alacak davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı arasında yapılmış 28/04/2011 tarihli bayilik sözleşmesi ve ekindeki taahhütname ile ariyet sözleşmesi imzalandığını, imzalanan sözleşme uyarınca müvekkili şirketin 28/04/2016 tarihine kadar davalının bayisi olarak faaliyette bulunduğunu, 31/03/2016 tarihinde gönderdiği ihtarname ile de davalıya aralarında imzalanan bayilik sözleşmesinin 28/04/2016 tarihinde sona ereceğini, sözleşmeyi tekrar yenilemeyeceğini ve istasyonda bulunan ariyetleri teslim almaları gerektiğini ihtar ettiğini, davalının da müvekkili şirket istasyonuna gelerek ariyetleri teslim aldığını, müvekkili şirket ile davalı arasındaki bayilik sözleşmesi sona erince davalının müvekkili şirketten likit bir alacağı olmamasına rağmen müvekkili şirketin DBS sistemi üzerinden 8.574,00-USD cezai şart bedeli, 17.586,69-TL kurumsal kimlik, pompa tank otomasyon, pompa ve market rafı söküm yansıtma bedeli, 62.068,00-TL ariyet menkul bedeli, 19.058,18-TL bina inşaat, saha betonu, alt yapı tesisat bedeli olmak üzere tahsilat yaptığını, müvekkili şirketin davalıya hiçbir borcu olmadığını, davalı tarafından söküm bedelleri, yansıtma bedelleri ve ariyet bedellerinin fahiş olduğunu ileri sürürek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle şimdilik 8.874-USDnin dava tarihinden itibaren işleyecek olan bankaların yabancı paralara uyguladıkları en yüksek ticari temerrüt faizi ve 10.000-TL'nin de dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, savunmasında özetle; davacı tarafın imzaladığı taahhütname ile Bayilik Sözleşmesi süresince yılda asgari 2.300 ton ürün almayı eksik aldığı akaryakıt ürünleri için ton başına 60-USD cezai şart ödemeyi kabul ve taahhüt ettiğini, davacı tarafın sözleşme döneminde toplam 11.500,00 ton ürün almayı taahhüt etmiş olmasına rağmen toplamda sadece 11.357,10 ton ürün ikmal ettiğini, davacının 142,90X60 USD=8.574,00-USD cezai şart tutarını ödemekle yükümlü olduğunu, davacının taahhütname uyarınca ödemekle yükümlü olduğu 8.574,00-USD tutarındaki cezai şart tutarının davacıya faturalandırıdığını ve davacıya tebliğ edildiğini, davacı tarafın söz konusu e-faturaya usulüne uygun olarak itiraz etmediğinden fatura muhteviyatı ve faturaya konu bedelin davacı tarafından kabul edildiğini, fatura bedeli...