İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla; dairemize UYAP sistemi üzerinden elektronik olarak gönderilen dava dosyası incelendi. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Ana dosyada İhtiyati Tedbir isteyen davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davaya konu şirket hisselerinin tamamının şeklinin nama yazılı pay senedi şekilinde görüldüğünü, nama yazılı pay senetlerinin devrinin ciro ve teslim yolu ile mümkün olduğunu, bu durumda devrin çok kolay bir vaziyette gerçekleştirilebileceğini ortaya koyduğunu, davalılar adına kayıtlı olan hisse devirlerinin iyi niyetli üçüncü kişilere karşı devredilmesi durumunda hakkın kullanımının imkansız hale geleceğini, zira mevcut hisse senedinin, yukarıda açıkladığımız sebeple devrin önlenebilmesi adına tedbir kurumuna başvurulması gerektiğini, tedbir kurumu düzenlenirken tedbir için...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/1305 Esas KARAR NO: 2023/1164 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI: 2022/765 Esas (Derdest Dava Dosyası) TARİHİ: 12/05/2023 TALEP: İhtiyati Tedbir BİRLEŞEN İSTANBUL 10.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN 2022/868 Esas SAYILI DOSYASINDA: TALEP: İhtiyati Tedbir BİRLEŞEN İSTANBUL 18.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN 2023/212 Esas SAYILI DOSYASINDA; KARAR TARİHİ: 13/07/2023 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla; dairemize UYAP sistemi üzerinden elektronik olarak gönderilen dava dosyası incelendi. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Ana dosyada İhtiyati Tedbir isteyen davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davaya konu şirket hisselerinin tamamının şeklinin nama yazılı pay senedi şekilinde görüldüğünü, nama yazılı pay senetlerinin devrinin ciro ve teslim yolu ile mümkün olduğunu, bu durumda devrin çok kolay bir vaziyette gerçekleştirilebileceğini ortaya koyduğunu, davalılar adına kayıtlı olan hisse devirlerinin iyi niyetli üçüncü kişilere karşı devredilmesi durumunda hakkın kullanımının imkansız hale geleceğini, zira mevcut hisse senedinin, yukarıda açıkladığımız sebeple devrin önlenebilmesi adına tedbir kurumuna başvurulması gerektiğini, tedbir kurumu düzenlenirken tedbir için gerekli şart olan tedbir sebebi ve türünün ne şekilde olacağını ve yaklaşık ispat koşulunun HMK 390/3'de düzenlendiğini, esas sözleşme ile şirketin pay senedinin devrinin kısıtlanabilir ise işbu hüküm kıyasen uygulandığında mahkemenin vereceği tedbir doğrultusunda da mahkeme kararı ile de pay devrnini sınırlandırılabileceğini, hisse senetlerinin devrinin yahut devir kabiletinin dava sonuna kadar Tİcaret Sicil Gazetesi'ne yapılacak ilan ile kısıtlanmasını, davalılardan senet asıllarının celp edilerek senetlerin kıymetli evrak olması sebebiyle mahkeme tarafından dava sonuna kadar muhafaza altına alınmasını, ciro ve teslim suretiyle devredilen senetlerin iyi niyetli 3. Kişilerin eline geçmesinin önlenmesi ve iyi niyetin ortadan kaldırılması için TSG'ye ilan yapılmasının elzem olduğunu, davalıların mevcut ekonomik durumu göz önüne alındığında müvekkilinin elden çıkan hisseleri geri alamadığı senaryoda davalılara rücu'ya yöneldiğinde tahsil imkansızlığı problemi ile karşılaşacağını, davalıların mevcut ekonomik gücünün bu şirket hisselerinin değerini karşılayabilecek vaziyette olmadığını, öncelikle İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen genel kurul kararının iptali konulu yargılamada edinilen deliller ve kararların başlı başına ispat yaklaşık ispat koşulunu sağladığını, İstanbul 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nde yer alan tereke dosyasına bakıldığında vergi dairesinden celp edilen bilanço kaydında ise murisin tek hissedarlık bilgisinin mevcut olduğunu, TSG'nde yer alan murise ait ilanlara bakıldığında sözde hisse dev...