Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; davalı Kurum tarafından düzenlenen 23.02.2017 tarihli 2017/01 numaralı ödeme emri ile davadışı asıl borçlu şirketin 6111 sayılı yasa ile 2918 sayılı yasada yapılan değişiklik sonucu ödenmesi gereken tutarlar ve gecikme zamlarının talep edildiğini, takibe konu borcun amme alacağı niteliğinde olmadığını, asıl borçlu şirketten tahsiline gidilmeden müvekkilinin sorumluluğuna gidilemeyeceğini, asıl borçlu şirketin yapılandırma talebinin kabul edilmediğini, şirketin Hazine tarafından el konulduğunda borcu ödeyecek tutarda mal varlığı bulunmasına rağmen bu borcun ödenmediğini, müvekkilinin 30.11.2011 tarihinde yönetim kurulu üyeliğinden istifa ettiğini, borcun ödenmemesinde haklı neden bulunduğunu...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO: 2022/400 KARAR NO: 2023/1168 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ: 18/11/2021 NUMARASI: 2021/373 Esas - 2021/869 Karar DAVA: Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 15/06/2023 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; davalı Kurum tarafından düzenlenen 23.02.2017 tarihli 2017/01 numaralı ödeme emri ile davadışı asıl borçlu şirketin 6111 sayılı yasa ile 2918 sayılı yasada yapılan değişiklik sonucu ödenmesi gereken tutarlar ve gecikme zamlarının talep edildiğini, takibe konu borcun amme alacağı niteliğinde olmadığını, asıl borçlu şirketten tahsiline gidilmeden müvekkilinin sorumluluğuna gidilemeyeceğini, asıl borçlu şirketin yapılandırma talebinin kabul edilmediğini, şirketin Hazine tarafından el konulduğunda borcu ödeyecek tutarda mal varlığı bulunmasına rağmen bu borcun ödenmediğini, müvekkilinin 30.11.2011 tarihinde yönetim kurulu üyeliğinden istifa ettiğini, borcun ödenmemesinde haklı neden bulunduğunu ileri sürerek 23.02.2017 tarihli 2017/01 icra takip kartlı ödeme emrinin iptal edilmesini ve dava dışı şirket prim borçlarından dolayı sorumlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dava dışı ... Sigorta A.Ş.nin, Yönetim Kurulu Başkanı olarak prim gecikme zamlarından sorumlu olduğunu, Kurum tarafından yapılan işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın kabulüne, davacının 93153019- 206 E, 1045258 sayılı 23/02/2017 tarihli ödeme emrine konu takipten dolayı 6.850.423,43 TL'den davalı SGK'ya borçlu bulunmadığının tespitine," karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı SGK vekilinin istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı SGK vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kurumca davacıya gönderilen ve dava konusu edilen ödeme emrine konu olan primlerin normal prim alacağı olmayıp, trafik kazalarına sağlık teminatı sağlayan zorunlu sigortalarda; sigorta şirketlerince yazılan primlerin ve Güvence Hesabınca tahsil edilen katkı paylarının % 15ini aşmamak üzere, münhasıran bu teminatın karşılığı olarak Hazine Müsteşarlığınca sigortacılık ilkeleri çerçevesinde maktu veya nispi olarak belirlenen, dava dışı şirket tarafından 6111 sayılı yasa ile 2918 sayılı yasada yapılan değişiklik ile davalı kuruma aktarılması gereken bu tutarların 5510 sayılı kanunun 89.maddesi kapsamında prim ve diğer alacak olarak 88.mad 16.bendi gereği 6183 sayılı yasa kapsamında tahsili gerekeceğinin açık olduğunu, davacının sorumluluğunun, kurumca davacıya gönderilen ve dava konusu ödeme emrinde belirtilen dönemin tamamını içerdiğini, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun uygul...