Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi ara kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde, haciz ihbarnamesi nedeni ile davacının borçlu olmadığının tespiti ile davacı hakkındaki cebri icra işlemlerinin ihtiyati tedbir yolu ile durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece 27/02/2023 tarihli ara karar ile, "İİK'nun 72/3. maddesinde; ''İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemeyeceği düzenlendiğinden, söz konusu yasal düzenleme uyarınca icra takibinin durdurulması şeklindeki ihtiyati tedbir talebinin reddine" karar verilmiştir.Davacı vekili bu ara karara karşı istinaf yasa yoluna başvurmuştur. HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere yapılan inceleme...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO: 2023/1281 KARAR NO: 2023/1394 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ARA KARAR TARİHİ: 27/02/2023 NUMARASI: 2023/123 Esas (Derdest Dosya) DAVA: 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit KARAR TARİHİ: 12/07/2023 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi ara kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde, haciz ihbarnamesi nedeni ile davacının borçlu olmadığının tespiti ile davacı hakkındaki cebri icra işlemlerinin ihtiyati tedbir yolu ile durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece 27/02/2023 tarihli ara karar ile, "İİK'nun 72/3. maddesinde; ''İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemeyeceği düzenlendiğinden, söz konusu yasal düzenleme uyarınca icra takibinin durdurulması şeklindeki ihtiyati tedbir talebinin reddine" karar verilmiştir.Davacı vekili bu ara karara karşı istinaf yasa yoluna başvurmuştur. HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere yapılan inceleme sonucunda; Dava, İİK'nın 89/3. maddesi uyarınca açılan menfi tespit davasıdır. İİK'nın 89/3. maddesi "İkinci ihbarnameye süresi içinde itiraz etmeyen ve zimmetinde sayılan borcu icra dairesine ödemeyen veya yedinde sayılan malı icra dairesine teslim etmeyen üçüncü şahsa onbeş gün içinde parayı icra dairesine ödemesi veya yedinde sayılan malı teslim etmesi yahut bu süre içinde menfi tespit davası açması, aksi takdirde zimmetinde sayılan borcu ödemeye veya yedinde sayılan malı teslime zorlanacağı bildirilir. Bu bildirimi alan üçüncü şahıs, icra takibinin yapıldığı veya yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesinde süresi içinde menfi tespit davası açtığına dair belgeyi bildirimin yapıldığı tarihten itibaren yirmi gün içinde ilgili icra dairesine teslim ettiği takdirde, hakkında yürütülen cebri icra işlemleri menfi tespit davası sonunda verilen kararın kesinleşmesine kadar durur" şeklinde düzenleme içermektedir. Somut uyuşmazlıkta davanın, İİK'nın 89/3. maddesi uyarınca açılan menfi tespit davası olduğu ve bu madde kapsamında takibin durmasına ilişkin özel düzenleme bulunduğu halde mahkemece yanılgılı olarak davacının ihtiyati tedbir talebinin İİK'nın 72. maddesine göre değerlendirme yapılarak karara bağlanması doğru olmamıştır. Öte yandan İİK'nın 89/3. maddesi uyarınca davacı tarafından süresinde menfi tespit davasının açıldığına ilişkin belgenin 20 gün içerisinde ilgili icra dairesine bildirilmesi halinde icra takibinin kendiliğinden duracağı düzenlendiğinden sonuç olarak İlk Derece Mahkemesinin ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin kararında isabetsizlik bulunmadığından istinaf talebi yerinde değildir. Bu nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. KARA...