MAHKEMESİ: İstanbul 3. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi TARİHİ: 17/04/2023 NUMARASI: 2023/41 E. DAVANIN KONUSU: Patent (Patent İle İlgili Kurum Kararlarının İptali) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 16/06/2023 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, uzun süredir, benzer nitelikteki hukuka aykırı Haysiyet Kurulu kararları yoluyla tahakküm altına alınmakta ve mesleki haklarından yoksun bırakıldığını, açılan davalarda söz konusu kararların hukuka aykırılıkları kısa süre içinde tescil edilmekte ve kararlar iptal olunduğunu, müvekkilinin, bu yıldırma politikasından muzdarip olan tek meslek birliği üyesi de olmadığını, müvekkili ile aynı Genel Kurul fraksiyonu içinde bulunan pek çok üye, benzer nitelikteki yaptırımlar yoluyla birlikten ve birlik...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2023/919 KARAR NO: 2023/686 İNCELENEN ARA KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 3. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi TARİHİ: 17/04/2023 NUMARASI: 2023/41 E. DAVANIN KONUSU: Patent (Patent İle İlgili Kurum Kararlarının İptali) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 16/06/2023 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, uzun süredir, benzer nitelikteki hukuka aykırı Haysiyet Kurulu kararları yoluyla tahakküm altına alınmakta ve mesleki haklarından yoksun bırakıldığını, açılan davalarda söz konusu kararların hukuka aykırılıkları kısa süre içinde tescil edilmekte ve kararlar iptal olunduğunu, müvekkilinin, bu yıldırma politikasından muzdarip olan tek meslek birliği üyesi de olmadığını, müvekkili ile aynı Genel Kurul fraksiyonu içinde bulunan pek çok üye, benzer nitelikteki yaptırımlar yoluyla birlikten ve birlik içindeki faaliyetlerden dışlandığını, davalıdan gerek müvekkili gerek ise isimlerini bilahare Mahkemeye sunacakları isimler hakkındaki Haysiyet Kurulu kararlarının ve bu kararların akıbetlerinin sorulmasıyla söz konusu hususlar doğrulanabileceğini, yazının içeriğinde savunma aşamasında sözü dahi edilmeyen ve varlığı sonradan anlaşılan sevk maddesi ile uyumlu olan herhangi bir söylemin bulunmadığını ve yazının ifade özgürlüğünün sınırları içine dahil edilmesinin gerektiği açık olduğunu, dolayısıyla kararın esasen de iptal edilmesi gerektiğini, üyelikten çıkarma cezası, ... bünyesindeki üyelere uygulanabilecek en ağır yaptırım olduğunu, söz konusu yaptırımın doğal sonucu, üyenin telif haklarından bütünüyle mahrum olması, meslek birliğinin ve telif hukukunun olanaklarından faydalanamaması ve sektörün serbest piyasa koşullarına karşı tamamen savunmasız bırakılması olduğunu, ...'ın Haysiyet Kurulu Yönergesi'nin mülga 7/4. maddesi, en azından, aleyhine yargı yoluna başvurulan yaptırım kararlarının yürürlüğünün dava süresince kendiliğinden durmasını sağlayabiliyor olduğunu, bunun için karara karşı dava açıldığının Kurula bildirilmesi yeterli olduğunu, fakat mevcut dönemde bu maddenin de ilga edilmesi sağlanmış, "Haysiyet Kurulunun yaptırım kararına karşı yargıya başvurulması veya başvurulacağının bildirilmesi yaptırım kararının icrasını durdurmaz." şeklindeki yeni 7/7. madde ile bu olanak da ortadan kaldırıldığını, artık Haysiyet Kurulunun verdiği kararlar, aleyhlerine açılan davalara rağmen derhal uygulamaya koyulduğunu, dava konusu olan ve kanaatlerince hukuka aykırılığı herhangi bir tartışma bile gerektirmeyen karar müvekkilinin açısından geri dönülmez zararlara yol açabileceğini, açıkladıkları sebeplerle dava konusu Haysiyet Kurulu kararının iptali ile infazının yargılama süresince tedbiren durdurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde ...