Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün ihtiyati tedbire itiraz eden davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ TALEP: İhtiyati tedbire itiraz eden davalı vekili itiraz dilekçesinde özetle; doktrin ve Yargıtay tarafından kabul edildiği üzere, yalnızca organ yokluğu halinde TMK m. 427 uyarınca limited şirkete kayyum atanması mümkün olup somut olayda hiçbir şekilde organ yokluğu bulunmadığından, yönetim kayyumu atanması yönünde tesis edilen tedbir kararı hukuka aykırı ve kaldırılması gerektiğini, her ne kadar davacı tarafça tedbir talebine dayanak olarak TTK m. 235 gösterilmiş ise de, kollektif şirketlere ait TTK m. 235'in kıyasen limited şirketlere uygulanamayacağını, davacının ileri sürdüğü maddi vakıalar özen ve bağlılık...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/762 KARAR NO: 2023/685 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 17/04/2023 (Ara Karar) NUMARASI: 2023/68 Esas (Derdest) TALEP: İhtiyati Tedbire İtiraz İSTİNAF KARAR TARİHİ: 22/06/2023 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün ihtiyati tedbire itiraz eden davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ TALEP: İhtiyati tedbire itiraz eden davalı vekili itiraz dilekçesinde özetle; doktrin ve Yargıtay tarafından kabul edildiği üzere, yalnızca organ yokluğu halinde TMK m. 427 uyarınca limited şirkete kayyum atanması mümkün olup somut olayda hiçbir şekilde organ yokluğu bulunmadığından, yönetim kayyumu atanması yönünde tesis edilen tedbir kararı hukuka aykırı ve kaldırılması gerektiğini, her ne kadar davacı tarafça tedbir talebine dayanak olarak TTK m. 235 gösterilmiş ise de, kollektif şirketlere ait TTK m. 235'in kıyasen limited şirketlere uygulanamayacağını, davacının ileri sürdüğü maddi vakıalar özen ve bağlılık yükümlülüğüne aykırılık ve haksız fiil sorumluluğuna dayalı vakıalar olup, şirketin işleyişinde, organların teşekkülünde bir noksanlık ileri sürülmediğini, TTK m. 636 kapsamında fesih talebinde bulunulmadığını, tüm bunların yanı sıra, mahkemenin yargılama sonucunda haklı nedenlerin varlığının ispatlanması ile varacağı sonuca tedbiren hükmetmesi HMK m. 389 vd hükümlerine de aynı derecede aykırı olduğunu, 02.02.2023 tarihli ihtiyati tedbir kararına karşı itirazların kabulü ile, şirkete "yönetim kayyımı atanmasına" yönelik ara kararın kaldırılmasını talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu ara kararı veren ilk derece Mahkemesi tarafından ihtiyati tedbire itiraz hakkında yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda, " İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/552 Esas sayılı dosyasında verilen nihai kısa karar ve söz konusu dosyada aldırılan imzaya ilişkin bilirkişi raporu dikkate alındığında yaklaşık ispat yerine getirilmiş olduğu anlaşıldığından tarafsız üçüncü bir kişinin yönetim kayyumu olarak atanmasına ilişkin tedbire itirazın reddine karar verilmiştir. Kayyumun değiştirilmesi talep edilmiş ise de; kayyumun avukatın vekaletini sona erdirmesi dışında somutlaştırılmış ve ispatlanmış bir gerekçenin bulunmadığı; vekaletin sonlandırılması hususunun ise şirketin zararına olduğuna ilişkin bir kanaatin edilmediği anlaşılmıştır. Yönetim kayyumunun denetim kayyumuna dönüştürülmesi talep edilmiş ise de İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/552 Esas sayılı dosyasında verilen nihai kısa karar ve söz konusu dosyada aldırılan imzaya ilişkin bilirkişi raporu dikkate alındığında yönetim kayyumunun şirketin hayatiyeti için daha yerinde olacağı anlaşılmıştır. TTK'da kayyum atanması usulü bulunmadığı, nihai hüküm il...