İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi ile İzmir 18. Asliye Mahkemesi arasında oluşan görev uyuşmazlığının yargı yeri belirlenmesi yoluyla giderilmesi İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi Tarafından talep edilmekle dosya kapsamı incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Talep merci tayinine ilişkindir. Davanın açıldığı İzmir 18. Asliye Hukuk Mahkemesince davanın davalı şirketin kusurundan kaynaklı oluşan ve ödenen hasar giderinin rücuen tazmini talebine ilişkin olup, her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olduğundan görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. Dosyanın gönderildiği İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesince ise davacı sigorta şirketinin dava dışı sigortalısına ödediği tazminatın rücuen tahsilini istediği, davanın sigorta poliçesinden kaynaklanmadığı, bu durumda zarar veren ile zarar gören arasındaki ilişkiye bakılması gerektiği,...
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/1319 KARAR NO : 2023/973
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 29/11/2022 NUMARASI : 2022/934 Esas - 2022/961 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Rücuen Tazminat) KARAR TARİHİ : 30/05/2023 KARAR YAZIM TARİHİ : 30/05/2023
İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi ile İzmir 18. Asliye Mahkemesi arasında oluşan görev uyuşmazlığının yargı yeri belirlenmesi yoluyla giderilmesi İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi Tarafından talep edilmekle dosya kapsamı incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Talep merci tayinine ilişkindir. Davanın açıldığı İzmir 18. Asliye Hukuk Mahkemesince davanın davalı şirketin kusurundan kaynaklı oluşan ve ödenen hasar giderinin rücuen tazmini talebine ilişkin olup, her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olduğundan görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. Dosyanın gönderildiği İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesince ise davacı sigorta şirketinin dava dışı sigortalısına ödediği tazminatın rücuen tahsilini istediği, davanın sigorta poliçesinden kaynaklanmadığı, bu durumda zarar veren ile zarar gören arasındaki ilişkiye bakılması gerektiği, tacirler arası haksız fiilin söz konusu olmadığı, haksız fiilden kaynaklanan uyuşmazlıkta Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğu gerekçesiyle karşı görevsizlik kararı verilmiştir. TTK'nun 1472. maddesinde düzenlenen halefiyet, yasal, sınırlı ve cüzî halefiyet niteliğindedir. Bu maddeden doğan halefiyet hakkına istinaden açılan veya açılacak olan dava, esas itibariyle sigortalının, kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. TTK'nın 1472. maddesi uyarınca sigortacı, sigorta bedelini ödedikten sonra hukuken sigorta ettiren yerine geçer ve dava, tazmin ettiği bedel nispetinde sigortacıya intikal eder. Bu şekilde sigortalısının haklarına halef olan sigorta şirketinin, ödediği tazminat miktarınca hukuken sigortalı yerine geçerek açtığı rücû davası, aslında bir tazminat davası olup, bu niteliği itibariyle aynı zamanda şahsî nitelikte bir eda davasıdır. Burada sigortacı, sigorta ettiren yerine geçtiği için şahsî ve rücûen ödediği bedelle sınırlı olduğundan dolayı da cüz'î haleftir. Sigortacının, sigortalıya ödediği tazminat oranında sigortalının yerine geçeceği ve onun kanunî halefi olacağı, ilke olarak 31.03.1954 gün ve 1953/18 E., 1954/11 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da belirtilmiştir. 17.01.1972 tarih ve 1970/2 E. 1972/1 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da sigortacının, zarara sebebiyet veren aleyhinde açtığı rücû davasının, kanundan doğan halefiyete dayandığı ve halef olanın, halefiyet yolu ile nasıl bir hak iktisap etmiş ise o hakka sahip olacağı vurgulanmış; velhasıl sigorta ettirenin ne hakkı varsa bunların, şartları gerçekleşince sigortacıya geçeceği; sigortac...