İlk Derece Mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığını ancak davalının borcunu ödemediğini öne sürmüş takibe yapılan itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar vekili, asıl borçlunun konkordatoya başvurduğunu öncelikle ona başvurulması gerektiği, kefaletin geçerli olmadığını faizin yanlış olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davalı taraf itirazında sözleşmeyi ve imzayı inkar etmediğinden taraflar arasında bir kredi ilişkisinin var olduğunun anlaşıldığı, her ne kadar davalılar kefalet sözleşmesinin geçerli olmadığını öne sürmüşlerse de gerek sözleşmenin incelenmesinden gerekse bilirkişi raporundaki tespitlerden hareketle kefalet geçerli ve...
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ : 17/02/2021 DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 27/03/2023
İlk Derece Mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığını ancak davalının borcunu ödemediğini öne sürmüş takibe yapılan itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar vekili, asıl borçlunun konkordatoya başvurduğunu öncelikle ona başvurulması gerektiği, kefaletin geçerli olmadığını faizin yanlış olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davalı taraf itirazında sözleşmeyi ve imzayı inkar etmediğinden taraflar arasında bir kredi ilişkisinin var olduğunun anlaşıldığı, her ne kadar davalılar kefalet sözleşmesinin geçerli olmadığını öne sürmüşlerse de gerek sözleşmenin incelenmesinden gerekse bilirkişi raporundaki tespitlerden hareketle kefalet geçerli ve usulüne uygun olduğu, bu kapsamda borcun varlığı ispatlandıktan sonra yapılması gereken davalı borçlu tarafından bunun ödendiğinin ispatlanmasının gerektiği, davalının bu yönde herhangi bir delil sunmadığı gerekçeleriyle hüküm kurmaya elverişli görülen bilirkişi raporuna göre davanın kabulüne karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporlarına yaptıkları itirazlarının değerlendirilmediğini, dava dilekçesinde bahsi geçen ihtarnamenin müvekkillerine tebliğ edilmediğini, temerrüdün gerçekleşmediğini, konkordato kesin mühleti olan 19.02.2019 tarihinden itibaren faiz işletilemeyeceğini, davacının iddia ettiği kefalet sözleşmesinin usulüne uygun düzenlenmediğini, kefil olduğu miktarın açıkça yazılmadığını, likit olmayan ve haksız olan alacak için icra inkar tazminatına hükmedilmesinin kabul edilemeyeceğini istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür. Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, asıl borçlu hakkında talep edilen konkordatonun kefiller hakkında takibe geçilmesine engel teşkil etmemesine, bo...