MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 26.11.2021 NUMARASI: 2019/178 Esas - 2021/846 Karar DAVA: Tazminat Taraflar arasındaki tazminat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen hükme karşı, her iki taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davalı akaryakıt dağıtıcısı şirket ile müvekkili arasında 13/12/2010 tarihinde "Akaryakıt Bayilik Sözleşmesi" imzalandığını, sözleşmenin 25/05/2012 tarihinde davalı şirket tarafından noter ihtarıyla feshedildiğini, davalının "başka dağıtıcılardan petrol aldın " demek suretiyle sözleşmeyi feshettiğini; bilahare davalı tarafından İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesinde...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/581 KARAR NO: 2023/956 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 26.11.2021 NUMARASI: 2019/178 Esas - 2021/846 Karar DAVA: Tazminat Taraflar arasındaki tazminat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen hükme karşı, her iki taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davalı akaryakıt dağıtıcısı şirket ile müvekkili arasında 13/12/2010 tarihinde "Akaryakıt Bayilik Sözleşmesi" imzalandığını, sözleşmenin 25/05/2012 tarihinde davalı şirket tarafından noter ihtarıyla feshedildiğini, davalının "başka dağıtıcılardan petrol aldın " demek suretiyle sözleşmeyi feshettiğini; bilahare davalı tarafından İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesinde 2014/375 Esas sayılı dosyasıyla dava açıldığını, o davayla tasfiye istediğini, o dosyada fesih sebebinin "ticari koşullarda anlaşma sağlanamaması, otomasyon mutabakatlarındaki aksaklıklar" şeklinde gösterildiğini, söz konusu davanın reddedildiğini, Yargıtay 19. Hukuk Dairesince kararın onandığını, karar düzeltme talebinin de reddedilerek kesinleştiğini, böylece feshin haksız olduğunun ortaya çıktığını, Yargıtay kararında davacının noterden çektiği fesih ihbarında yer almayan sebeplere (otomasyondaki mutabakatsızlıklar ve ticari koşullarda anlaşma sağlanamaması... gibi) dayanamayacağının vurgulandığını; davaya konu uyuşmazlıkla ilgili arabuluculuğa başvurduklarını ancak ara buluculukta anlaşma sağlanamadığını; bayilik sözleşmesinin 5 yıllık olduğunu, fesihten geriye 4 yıl 2 aylık bir süre kaldığını, bu bakiye süre yönünden davacının mahrum kalınan kârının tazmininin gerektiğini, ayrıca bu iş nedeniyle müvekkilinin bankadan kredi kullandığını, kredi için taşınmaz devri yaptığını, taşınmaz üzerinde vefa hakkı bulunduğunu, fesihten dolayı kredi taksitlerini ödeyemeyince banka tarafından taşınmazın üçüncü şahıs konumundaki ...'e devredildiğini, bu nedenle taşınmaz mülkiyeti kaybından dolayı da bir zararının oluştuğunu ve bunun da tazmini gerektiğini belirterek; harcını karşılayarak yapmış bulunduğu ıslahla kâr mahrumiyetinden doğan 14.737.352,67 TL'nin ve taşınmaz mülkiyetinin kaybından kaynaklanan 42.324.377,18 TL'nin davalıdan tahsiline, tüm alacak kalemlerine akdin fesih tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanacak en yüksek banka faizinin uygulanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; davacı ile akdedilen sözleşmenin ticari koşullarda anlaşma sağlanamaması, otomasyon mutabakatlarındaki aksaklıklar, şirkete olan borçların ödenmemesi, sözleşmeye aykırı olarak akaryakıt bayisinin aylarca kapalı kalıp satış yapmaması nedenlerinden dolayı feshedildiğini,...