DAVANIN KONUSU: İstirdat (Ticari Satıma Konu Malın İadesi) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 13/04/2023 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili hakkında İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra dosyasıyla takip başladığını, söz konusu icra takibinin kesinleştiğini, evine haciz geldiğini, haciz esnasında davalı aynı zamanda diğer borçlu ... tarafından "Sen taahhüdü ver, eşyaların kaldırılmasın, ben borcu öderim" şeklinde beyanda bulunması üzerine 16/06/2011 tarihli taahhüde imza attığını, icra dosyasının diğer borçlusu ... tarafından borcun ödendiğini sanan müvekkil hakkında taahhüdü ihlalden dolayı üç aya kadar tazyik hapsine karar verildiğini, yakalanan müvekkilinin borcunun abisi ... tarafından 17/01/2014 tarihinde alacaklı vekilinin...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2022/1494 KARAR NO: 2023/392 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 09/11/2021 NUMARASI: 2018/804 E. - 2021/632 K. DAVANIN KONUSU: İstirdat (Ticari Satıma Konu Malın İadesi) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 13/04/2023 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili hakkında İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra dosyasıyla takip başladığını, söz konusu icra takibinin kesinleştiğini, evine haciz geldiğini, haciz esnasında davalı aynı zamanda diğer borçlu ... tarafından "Sen taahhüdü ver, eşyaların kaldırılmasın, ben borcu öderim" şeklinde beyanda bulunması üzerine 16/06/2011 tarihli taahhüde imza attığını, icra dosyasının diğer borçlusu ... tarafından borcun ödendiğini sanan müvekkil hakkında taahhüdü ihlalden dolayı üç aya kadar tazyik hapsine karar verildiğini, yakalanan müvekkilinin borcunun abisi ... tarafından 17/01/2014 tarihinde alacaklı vekilinin banka hesabına 14500 TL yatırılarak infaz edildiğini, borcun ödenmesi ile birlikte senetler tarafına ulatşığında senet üzerindeki imzanın müvekkile ait olmadığını anladıklarını belirterek müvekkilin borçlu olmadığı halde ödemek zorunda kaldığı 14.500,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren kanuni faizi ile istirdadına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; kambiyo senedine dayalı icra takibi başlattıklarını, davacı borçlunun icra müdürlüğüne gelerek 10/06/2011 tarihinde borcu kabul ettiğini ve taksitler halinde borcu ödeyeceğine dair ödeme taahhüdünde bulunduğunu, ödeme taahhüdünün resmi belge niteliğinde olduğunu, davacının iddiasının yerinde olmadığını, ayrıca istirdat davasının bir yıl içinde açılması gerektiğini, 2014 yılında ödeme yapılmasına rağmen 2018 yılında istirdat davası açıldığını, davanın süresi içinde açılmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince; "Davaya konu senetlerdeki imzanın davacı tarafından inkar edilmiş olması sebebiyle imza incelemesine esas olmak üzere mahkememizce davacının imza asıllarının bulunduğu belge asılları celp edilmiştir. İcra takibi sonrasında davacıya teslim edildiği davacı beyanı ile de sabit olan takip konusu senetlerin mahkememiz dosyasına sunulması hususunda davacı tarafa süre verilmiş olup, davacı tarafından senetlerin Bursa Ön büro aracılığı ile dosyaya gönderildiği bildirilmiş ise de, gerek Bursa Adliyesi Hukuk Mahkemeleri Ön Bürosu ile gerekse ... ile yapılan yazışmalar sonucunda senet asıllarının mahkememize gönderilmediği anlaşılmıştır. Senet asıllarının dosyaya sunulmamış olması sebebiyle senetler üzerinde imza incelemesi yapılamadığı bu hali ile davacı tarafından ispat külfetinin yerine getirilmediği anlaşılmakla" davanın reddine karar ...