Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...'in yönetimindeki, trafik sicilinde davalı işleten ... adına kayıtlı, davalı ... Sigorta AŞ'ye Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesiyle sigortalı ... plakalı otomobilin, yaya geçidinden geçmekte olan müvekkili davacıya çarparak yaralanmasına neden olduğunu belirterek, belirsiz alacak davası niteliğinde 500,00 TL kazanç kaybı, 150,00 TL tedavi giderleri, 150,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 200,00 TL ekonomik geleceğin sarsılmasından kaynaklanan tazminat olmak üzere toplam 500,00 TL maddi tazminatın davalı sürücü, işleten ve sigorta şirketinden; 100.000,00 TL manevi tazminatın ise davalı sürücü ... ile davalı işleten ...'den tahsiline, davalıların malvarlığı üzerine...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 40. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Dosya No: 2023/698 Karar No: 2023/644 İncelenen Kararın Mahkemesi: İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi Ara Karar Tarihi: 12/12/2022 Numarası: 2022/764 (E) Davanın Konusu: Maddi ve Manevi Tazminat Karar Tarihi: 18/4/2023 Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...'in yönetimindeki, trafik sicilinde davalı işleten ... adına kayıtlı, davalı ... Sigorta AŞ'ye Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesiyle sigortalı ... plakalı otomobilin, yaya geçidinden geçmekte olan müvekkili davacıya çarparak yaralanmasına neden olduğunu belirterek, belirsiz alacak davası niteliğinde 500,00 TL kazanç kaybı, 150,00 TL tedavi giderleri, 150,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 200,00 TL ekonomik geleceğin sarsılmasından kaynaklanan tazminat olmak üzere toplam 500,00 TL maddi tazminatın davalı sürücü, işleten ve sigorta şirketinden; 100.000,00 TL manevi tazminatın ise davalı sürücü ... ile davalı işleten ...'den tahsiline, davalıların malvarlığı üzerine tedbir konulmasına karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince 12/12/2022 tarihli ara kararıyla; davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili dilekçesinde özetle; Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun 21/2/2014 gün ve 2013/1 (E) - 2014/1 (K) sayılı kararında ihtiyati tedbir kurumunun öneminin açık biçimde vurgulandığını, geçici hukuki korumalar niteliğindeki ihtiyati tedbirin taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümüne katkı sağlayan, asıl yargılamada verilen hükmün gerçekleştirilmesini temin eden ve hakların korunması bağlamında hukuk devleti ilkesinin ayrılmaz parçası kapsamında değerlendirilebilecek usul hukuku müessesesi olduğunu, bu itibarla davacı yararına yargılamanın sonunda verilecek hükmün gerçekleşmesini temin eder nitelikte ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbir talebinin reddi ara kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 355 inci maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Talep, trafik kazasından kaynaklanan bedensel zarar tazminatı ve manevi tazminat istemiyle açılan davada, ihtiyati tedbir talebinin reddi ara kararının kaldırılması istemine ilişkindir. HMK'nin 33 üncü maddesine göre hâkim, Türk hukukunu kendiliğinden uygulamak zorundadır. Bir davada olayları belirtmek ve açıklamak taraflara, hukuki nitelendirme hâkime aittir. Bu nedenle tarafların hukuki nitelendirmeyi doğru yapmak zorunluluğu yoktur. Başka bir anlatımla hâkim, bildirilen hukuki sebeplerle bağlı olmayıp hukuki sebebi kendiliğinden bulup uygulamakla sorumludur. Öncelikle belirtmek gerekir...