Taraflar arasındaki tazminat ve alacak davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın kabulüne dair verilen karara karşı, asıl davada temlik alan davacı, asıl davada davacı- birleşen davada davalı ve asıl davada davalı- birleşen davada davacı vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Asıl davada davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin Japonyada kurulmuş bulunan ... tarafından nano teknoloji ile üretilen ve tüm dünyada tanınmış olan ..., ..., ... ve ... ürünlerinin Türkiye'ye ithalatı ve ülke içinde satışı konusunda inhisari hak sahibi olduğunu, söz konusu ürünlerin "...", "...", "...", "... başta olmak üzere dünyanın çeşitli ülkelerinden çok sayıda...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/1072 KARAR NO: 2023/436 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 31/03/2022 NUMARASI: 2019/510 E. - 2022/232 K. ASIL DAVA: Tazminat DAVA TARİHİ: 06/07/2012 BİRLEŞEN İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 2014/123 ESAS, 2014/87 KARAR SAYILI DOSYASI BİRLEŞEN DAVA: Alacak Taraflar arasındaki tazminat ve alacak davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın kabulüne dair verilen karara karşı, asıl davada temlik alan davacı, asıl davada davacı- birleşen davada davalı ve asıl davada davalı- birleşen davada davacı vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Asıl davada davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin Japonyada kurulmuş bulunan ... tarafından nano teknoloji ile üretilen ve tüm dünyada tanınmış olan ..., ..., ... ve ... ürünlerinin Türkiye'ye ithalatı ve ülke içinde satışı konusunda inhisari hak sahibi olduğunu, söz konusu ürünlerin "...", "...", "...", "... başta olmak üzere dünyanın çeşitli ülkelerinden çok sayıda ödül aldığını, müvekkili şirketin, davalı şirketin teklifi üzerine davalı şirketin bayilik sisteminin yaygın olması sebebiyle ürünlerin dağıtımı ve ülke çapında satılması ve pazarlanması amacıyla davalı şirket ile 28.07.2009 tarihinde sözleşme imzaladığını, sözleşmenin 3. maddesi ile de davalı şirketin yürürlükte olduğu her yıl için sözleşme konusu ürünlerden asgari 50.000 m² satın almayı taahhüt ettiğini, sözleşmenin 4. maddesine göre, müvekkili şirketin davalı şirketin asgari satın alma taahhüdünde bulunmasından ve bu taahhüdüne uyacağından hareketle, sözleşmenin yürülükte olduğu süre içinde sözleşme konusu ürünleri, sözleşmenin kurulduğu anda mevcut bulunan ve sözleşmenin 2 nolu ekinde belirtilmiş olan bayileri haricindeki üçüncü kişilere satmama ve bayilik vermeme yükümlülüğü altına girdiğini, sözleşmenin 3. maddesi uyarınca, davalı şirketin, yıl sonunda asgari satın alma taahhüdünü yerine getirmediği takdirde müvekkili şirketin 6 ay önceden yazılı olarak sözleşmeyi fesih ve muhatap şirketin sözleşmenin 4. maddesinde düzenlenmiş olan inhisari hakkını iptal etme yönündeki seçimlik haklarından herhangi birini kullanmakta muhtar olacağının kararlaştırıldığını, müvekkili şirketin, sözleşme hükümleri ile üstlendiği tüm mükellefiyetlerini tümüyle yerine getirmiş olduğunu, sözleşme konusu ürünlerin bayiliğini alma isteğini içeren çok sayıda teklifi, davalı şirket edimlerini yerine getirmediği için müvekkili şirketin kendi taahhüdüne uyma zorunluluğu bulunmamasına ve edimini yerine getirmek zorunda olmamasına rağmen, iyi niyetle ve ahde vefa ilkesi çerçevesinde sözleşmenin 4. maddesinde yer alan davalı şirketin inhisari haklarına riayeten geri ç...