İlk derece mahkemesince verilen ara kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TALEP:Davacı vekili 20.12.2022 ve 04.01.2023 tarihli dilekçelerinde; davalı şirketin %95 hissesinin pay defterinde ... adına, %5 hissesinin ise ... adına kaydedilmesi hususunda sahtelik ve hissedarlığın tescili davası açılmış olduğundan, HMK'nın 209/1 maddesi uyarınca pay devrinin hüküm ifade etmemesi nedeniyle şirkete yeniden kayyım atanması gerektiğini, zira nama yazılı pay devrinin adi senet niteliğinde olduğunu, bu konuda grafoloji raporlarını ekleyerek sahtecilik bildirimi yaptıklarını, ancak mahkemece hukuka aykırı olarak dava ve kayyım tedbiri bakımından meşru menfaatlerinin olmadığı sonucuna ulaşıldığını, kayyım atama kararının 19.04.2022 tarihli genel kurulda kullanılan %5 hisseye dair olduğunu, mahkemenin ciro silsilesini kontrol...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/527 KARAR NO: 2023/473 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 09/01/2023 (Ara Karar) NUMARASI: 2022/422 Esas TALEP: İhtiyati Tedbir İSTİNAF KARAR TARİHİ: 04/04/2023 İlk derece mahkemesince verilen ara kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TALEP:Davacı vekili 20.12.2022 ve 04.01.2023 tarihli dilekçelerinde; davalı şirketin %95 hissesinin pay defterinde ... adına, %5 hissesinin ise ... adına kaydedilmesi hususunda sahtelik ve hissedarlığın tescili davası açılmış olduğundan, HMK'nın 209/1 maddesi uyarınca pay devrinin hüküm ifade etmemesi nedeniyle şirkete yeniden kayyım atanması gerektiğini, zira nama yazılı pay devrinin adi senet niteliğinde olduğunu, bu konuda grafoloji raporlarını ekleyerek sahtecilik bildirimi yaptıklarını, ancak mahkemece hukuka aykırı olarak dava ve kayyım tedbiri bakımından meşru menfaatlerinin olmadığı sonucuna ulaşıldığını, kayyım atama kararının 19.04.2022 tarihli genel kurulda kullanılan %5 hisseye dair olduğunu, mahkemenin ciro silsilesini kontrol etmeden yetkili hamillikten bahsetmesinin gerçeğe aykırı olduğunu, bu olgu mahkemenin tedbirin kaldırılması kararında zaten mevcut olmasına rağmen, kararın yeniden gözden geçirilerek ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerektiğini, dava konusu genel kurul kararının hem yokluk hem de butlanla malul olduğunu, olayda yaklaşık ispatın sağlandığını, bu arada davalı şirketin taşınmazının elden çıkarıldığını, söz konusu dilekçelerinin istinaf başvurusu olmayıp ihtiyati tedbir talebi olduğunu belirterek, dava konusu genel kurul kararının yürütülmesinin geri bırakılmasına ve davalı şirkete kayyım atanmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece verilen 09.01.2023 tarihli ara karar ile durum ve koşulların değiştiğinin sabit olmasının gerektiği, tedbir kararından sonra meydana gelen değişikliğin talep eden tarafından yaklaşık olarak ispatının gerektiği, mahkemenin 15.12.2022 tarihli ara kararından sonra davacının sadece sahteliğin ve pay aidiyetinin tespiti ve pay defterininin düzeltilmesi davası açtığını bildirdiği, dava açıldığına dair bilgi verilmesi dışında durum ve koşulların değiştiğini ispata yarayacak herhangi bir delil sunulmadığı, 15.12.2022 tarihli ara kararından ayrılmayı gerektirir yeni bir durum bulunmadığı, söz konusu hususların tamamının anılan kararda değerlendirildiği ve bu karara karşı davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu gerekçesiyle, talep hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili; davalı şirket hakkındaki kayyım atama kararı, şirket yönetiminin sahte pay devrine konu oylarla ele geçirilmiş olgusuna dayandığından, kayyım atama kararının kaldırılması ve tekrar yapılan talebin reddinin hukuka aykırı olduğunu, tedbire dayanak olgunun şirk...