Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla 6100 Sayılı HMK' nın 353.maddesi gereğince dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Davalı bankaya borcu ve herhangi bir borçtan sorumluluğu olmadığı halde davalının hakkında icra takibi başlatıp haciz işlemleri uyguladığını, bankanın yürütülmekte olan hakısz icra takibinin devamında ısrar edilmesi nedeni ile olayda davalı bankanın ağır kusurlu olduğunu ve uygulanan işlemlerin müvekkili aleyhine manevi zarar oluşturduğunu belirterek 100.000-TL manvi tazminatın 17/02/2016 tarihinden itibaren yasal faiz, yargılama giderleri ve vekalet ücreti ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; Yapılan işlemlerde usule ve yasaya aykırılık teşkil eden bir husus olduğunda bunun sorumluluğu işlemi yapan icra müdürlüğünde...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2021/2274 KARAR NO: 2023/1123 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 25/05/2021 NUMARASI: 2016/1269 Esas - 2021/391 Karar DAVANIN KONUSU: Tazminat İSTİNAF KARAR TARİHİ: 05/04/2023 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla 6100 Sayılı HMK' nın 353.maddesi gereğince dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Davalı bankaya borcu ve herhangi bir borçtan sorumluluğu olmadığı halde davalının hakkında icra takibi başlatıp haciz işlemleri uyguladığını, bankanın yürütülmekte olan hakısz icra takibinin devamında ısrar edilmesi nedeni ile olayda davalı bankanın ağır kusurlu olduğunu ve uygulanan işlemlerin müvekkili aleyhine manevi zarar oluşturduğunu belirterek 100.000-TL manvi tazminatın 17/02/2016 tarihinden itibaren yasal faiz, yargılama giderleri ve vekalet ücreti ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; Yapılan işlemlerde usule ve yasaya aykırılık teşkil eden bir husus olduğunda bunun sorumluluğu işlemi yapan icra müdürlüğünde olduğunu, davacının 100.000-TL manevi tazminat talebini gerektirir bir kişilik hakkı ihlaninin söz konusu olmadığını, geri dönülemeyecek veya telafisi mümkün olmayan bir zararın bulunmadığını belirterek davasının reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesince; " Davalı bankanın takibe konu alacağının, 15/02/2011 tarihli sözleşmeden sonra kullandırılan kredilerden kaynaklandığının bilirkişi tarafından tespit edildiği ve davalı bankanın alacağının dayanağı genel kredi sözleşmesinde, davacının kefalet imzasının bulunmadığı anlaşıldığından, davalı tarafından gerekli özen ve itina gösterilmeden davacı aleyhine takip başlatıldığı, davacının imzalamadığı bir sözleşme için borçlu duruma düşmesi, bunun da ötesinde hakkında takip başlatılması ve davacının mevduatına haciz konulması ile icra takibinin ve yapılan haciz işleminin haksız olduğu, davacı hakkında yapılan haksız icra takibi ve haciz işleminin davacının kişilik haklarına saldırı oluşturacağı kanaatine varıldığı, bu nedenle manevi tazminatın tüm hususları da göz önünde bulundurularak, davacının davasının kısmen kabulü ile, takdiren 5.000-TL. manevi tazminatın, 17/02/2016 haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine " karar verilmiştir. Verilen karara karşı taraf vekillerince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Hükmolunan manevi tazminatın düşük olduğunu ileri sürmüştür. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; Davacının takibe konu 2003 tarihli sözleşme nedeniyle sorumlu olduğu alacak bulunduğunu, bilirkişi ve mahkeme tarafından 2011 tarihli sözleşmede sorumluluğu bulunmadığı yönünde yapılan değerlendirmenin hatalı olduğunu, manevi tazminat koşullarının bulunmadığını i...