Davacı tarafından, davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda mahalli mahkemesince davanın reddine dair verilen karara süresi içinde davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda, incelemenin duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; şirketlerinde ZMSS poliçesi bulunan 34 YL 1997 plakalı aracın Serkan SINAK tarafından 26/10/2016 tarihinde kullanıldığı sırada Bursa'dan Yalova'ya seyir halindeyken motorundan yağ akması ve akan yağın yolda kayganlık yaratması nedeniyle çok araçlı kaza meydana geldiğini, Harika ÇAKAN'ın yaralandığını, davalı şirketin profesyonel olarak taşıma işiyle uğraştığından basiretli tacir olarak hareket etme yükümlülüğünde olduğunu, davaya konu kazaya ağır kusuruyla sebep olduğunu, yukarıda açıklanan nedenle...
T.C. BURSA BAM 13. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2021/2285 - 2023/172 T.C. BURSA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A 13. HUKUK DAİRESİ K A R A R
DOSYA NO : 2021/2285 KARAR NO : 2023/172
B.A.M. KARAR TARİHİ : 19/01/2023 KARAR YAZIM TARİHİ : 06/02/2023
Davacı tarafından, davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda mahalli mahkemesince davanın reddine dair verilen karara süresi içinde davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda, incelemenin duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; şirketlerinde ZMSS poliçesi bulunan 34 YL 1997 plakalı aracın Serkan SINAK tarafından 26/10/2016 tarihinde kullanıldığı sırada Bursa'dan Yalova'ya seyir halindeyken motorundan yağ akması ve akan yağın yolda kayganlık yaratması nedeniyle çok araçlı kaza meydana geldiğini, Harika ÇAKAN'ın yaralandığını, davalı şirketin profesyonel olarak taşıma işiyle uğraştığından basiretli tacir olarak hareket etme yükümlülüğünde olduğunu, davaya konu kazaya ağır kusuruyla sebep olduğunu, yukarıda açıklanan nedenle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 53.695,00 TL tazminatın ödenme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile; kabul anlamına gelmemek kaydıyla zaman aşımı itirazlarının olduğunu, davacı tarafından rücuen tazminata konu olaya ilişkin müvekkili şirkete yapılan herhangi bir ihbarın bulunmadığını, müvekkili şirkete ait aracın kazaya dahil olduğuna ilişkin bir kaza tespit tutanağının bulunmadığını, davacı tarafından yapılan ödemelerin nelere dair gerçekleştirildiğinin de bilinemediğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla kazanın meydana gelmesinde davalı şirketin hiç bur kusurunun olmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, davacının hasar tazminatını Kara Yolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B-4/a maddesine göre sigortalı davalıdan rücuen talep etmekte haklı olmadığından davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf kanun yolu başvuru dilekçesi ile, davacı şirkette ZMSS poliçesi ile sigortalı davalının adına kayıtlı aracın seyir halinde iken motorundan yağ akması ve akan yağın yolda kayganlık yaratması nedeni ile çok araçlı kaza meydana geldiğini, sigortalı davalının profesyonel taşıma işi ile uğraştığını, bu nedenle araçlarının muayenesini ve kontrollerini zamanında yaptırmakla yükümlü olduğunu, dava konusu tazminata ilişkin yaşanan kaza ile ilgili olarak Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı 2016/82615 Soruşturma sayılı dosyasındaki kusur raporunda otobüs sürücüsünün %100 kusurlu olduğunun belirtildiğini, sigortalı aracın işletenin de mesleğinin gerektiği gibi davranmayarak olay yerinde aracı teknik şartlara uygun bulundurmadığını, davalı şirketin KTK 47.maddesinin d bendini ihlal ettiğini, dava konusu olayın, si...