DAVANIN KONUSU: Tazminat (Ticari Satıma Konu Malın İadesi) Taraflar arasındaki tazminat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davalı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 08.05.2017 tarihinde, davalı şirketçe ithal edilen 2016 model, ... marka, ... tipindeki aracı henüz garanti kapsamında iken ikinci el olarak 576.000 TL bedelle satın aldığını, satımdan kısa bir süre sonra 15.05.2017, 19.06.2017 ve 03.07.2017 tarihlerinde meydana gelen arızalar nedeniyle aracın servise götürülmesine rağmen, araçtaki arızaların kesin olarak tespit edilerek giderilemediğini, Bakırköy 4.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2017/179 Değişik...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2020/909 KARAR NO: 2023/382 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 13/11/2019 NUMARASI: 2018/224 E. - 2019/1228 K. DAVANIN KONUSU: Tazminat (Ticari Satıma Konu Malın İadesi) Taraflar arasındaki tazminat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davalı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 08.05.2017 tarihinde, davalı şirketçe ithal edilen 2016 model, ... marka, ... tipindeki aracı henüz garanti kapsamında iken ikinci el olarak 576.000 TL bedelle satın aldığını, satımdan kısa bir süre sonra 15.05.2017, 19.06.2017 ve 03.07.2017 tarihlerinde meydana gelen arızalar nedeniyle aracın servise götürülmesine rağmen, araçtaki arızaların kesin olarak tespit edilerek giderilemediğini, Bakırköy 4.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2017/179 Değişik iş sayılı dosyası ile yapılan tespitte araçtaki arızanın, aracın can güvenliğine uygun şekilde kullanılmasına engel olduğunun belirlendiğini, aracın son teslim tarihinden itibaren, garanti kapsamında taahhüt edilen 30 iş günü tamir süresinin dolmasına rağmen arızasının giderilip teslim edilmediğini, 06.09.2017 tarihli noter ihtarnamesiyle ayıp ihbarında bulunularak imalat hatasından kaynaklı gizli ayıp bulunduğunun bildirildiğini ileri sürerek, aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesine, bu talebin mümkün olmaması halinde, araçtaki ayıp bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte ödenmesine, aracın kullanılamaması nedeniyle mahrum kalınan/ süreler için menfi zararlarının, dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; davacının yasal süresi içinde ayıp ihbarında bulunmadığını, TTK'nın 23.maddesinde belirlenen süreler içinde aracın muayene edilerek ayıp ihbarında bulunulmadığını, müvekkilinin aracın satıcısı olmayıp ithalatçısı olduğunu, bu nedenle satıcı olmayan müvekkiline karşı aracın misliyle değiştirilmesi talebinin ileri sürülemeyeceğini, davacının talebinde birden çok seçimlik hakkını kullandığını bu nedenle hangi seçimlik hakkın kullanıldığının açıklattırılması gerektiğini, araçta üretim hatasından kaynaklı bir ayıp bulunmadığını, ayıplı olduğu belirtilen hususların kullanıcı hatasından kaynaklandığını, aracın yetkili servisçe tamir edilerek arızasız şekilde davacıya teslim edildiğini, tamir sırasında ücretsiz onarım hakkının kullanılması nedeniyle artık satılanın ayıpsız misli ile değiştirilmesinin talep edilemeyeceğini, mahkemece aksine kanaat getirilmesi halinde elde edilen yararların tahsili gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KA...