DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 29/01/2019 tarih ve 2016/239 Esas - 2019/16 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkili adına tescilli "..." ibareli markaların bulunduğunu, 2012 yılından bu yana söz konusu markalarını kullandığını, "..." markasını nihai tüketici nezdinde maruf ve meşhur hale getirdiğini, davalı Şirketin ise ... sayılı "..." ibareli marka tescil başvurusu yaptığını, müvekkilince bu başvuruya yapılan itirazın davalı Kurum tarafından reddedildiğini,...
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2021/1223 KARAR NO : 2023/3 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 29/01/2019 NUMARASI : 2016/239 E. - 2019/16 K.
DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLLERİ : DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 29/01/2019 tarih ve 2016/239 Esas - 2019/16 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkili adına tescilli "..." ibareli markaların bulunduğunu, 2012 yılından bu yana söz konusu markalarını kullandığını, "..." markasını nihai tüketici nezdinde maruf ve meşhur hale getirdiğini, davalı Şirketin ise ... sayılı "..." ibareli marka tescil başvurusu yaptığını, müvekkilince bu başvuruya yapılan itirazın davalı Kurum tarafından reddedildiğini, alınan kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu başvuru kapsamındaki mallar ile müvekkili markalarının kapsamlarındaki malların benzer bulunduklarını, marka işaretleri arasında da karıştırılmaya yol açacak derecede benzerlik olduğunu, müvekkiline ait "..." hakim unsurlu markalar ile iltibas yaratacağı aşikar olan "..." ibareli markanın, gözde, kulakta ve akılda bıraktığı izlenim itibari ile nihai tüketici tarafından karıştırılacağını, müvekkilinin meşhur ve maruf hale getirmek için 2012 yılından bu yana yoğun yatırımlar yaparak kullandığı markası olan "..." ibaresi ile iltibas teşkil eden dava konusu başvuruyu yapan davalının kötü niyetli olduğunu, ayrıca davalının kendisine ait mağazalarda, müvekkiline ait ürünleri tüketiciye arz ettiğinden müvekkilinin nihai tüketici nezdindeki tanınırlığını bildiğini, bu nedenle de başvurunun kötü niyetli bulunduğunu ileri sürerek, YİDKin 2016-M-3644 sayılı kararının iptaline, dava konusu markanın tescil edilmesi halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı Şirket vekili, müvekkilinin "..." ibareli markası ile davacı şirket adına tescilli "..." ibareli markalar arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi kapsamında iltibas oluşturacak düzeyde benzerlik bulunmadığını, müvekkili şirket markasının "D" harfi, davacı markasının ise "L" harfi ile başladığını, "D" ve "L" harflerinin görsel olarak farklı harfler olması sebebiyle markaların birbirlerinden farklılaştığını, işitsel benzerliğin de olmadığını, "..." kelimesi...