İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; davalı banka tarafından müvekkili ve müvekkilinin daha evvel ortağı bulunduğu ... San ve Tic. Ltd. Şti. ile diğer ortaklar ..., ... hakkında İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ...-...- ...- ...- ...- ... ve İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ...-...-...-... esas sayılı dosyaları ile icra takibine geçildiğini, takip borçlularına örnek 7 ilamsız takiplere müstenit ödeme emri tebliğe çıkartıldığını, müvekkilinin takiplerin bir kısmına itiraz ettiğini ve takiplerin durduğunu, bir kısım takipler yönünden tebligatların usulsüz olduğunu ve müvekkilinin itiraz edemediğini, takiplerin kesinleştiğini, müvekkilinin davalı taraftan icra dosyasına konu edilen alacak kalemleri ile ilgili borcunun...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2021/484 Esas KARAR NO: 2023/444 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI: 2016/43 Esas - 2020/371 Karar TARİHİ: 14/09/2020 DAVA: Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 14/03/2023 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; davalı banka tarafından müvekkili ve müvekkilinin daha evvel ortağı bulunduğu ... San ve Tic. Ltd. Şti. ile diğer ortaklar ..., ... hakkında İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ...-...- ...- ...- ...- ... ve İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ...-...-...-... esas sayılı dosyaları ile icra takibine geçildiğini, takip borçlularına örnek 7 ilamsız takiplere müstenit ödeme emri tebliğe çıkartıldığını, müvekkilinin takiplerin bir kısmına itiraz ettiğini ve takiplerin durduğunu, bir kısım takipler yönünden tebligatların usulsüz olduğunu ve müvekkilinin itiraz edemediğini, takiplerin kesinleştiğini, müvekkilinin davalı taraftan icra dosyasına konu edilen alacak kalemleri ile ilgili borcunun bulunmadığını, icra takiplerine konu edilen kredi üyelik sözleşmesine kesinlikle borçlu veya kefil sıfatıyla imza atmadığını, ortağı bulunduğu şirketten 08/08/2012 tarihinde ortaklıktan çıktığını, kredi sözleşmesinin tanzim tarihinin de bu tarihten sonra olduğunu, tek kabahatinin daha evvel bir firmanın ortaklığını yapmak olduğunu ve bankaların bir şirkete kredi kullandırırken o şirketin eski ortak ve yöneticilerini de sorumlu olarak gösterdiklerini beyanla İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ...- ...- ...- ...- ...- ... esas sayılı dosyaları ile İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ...- ...- ...- ... esas sayılı dosyalarından borçlu olmadığının tespitini ve haksız takip nedeniyle asıl alacağın % 20'sinden az olmamak üzere tazminatın davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ...- ...- ...- ...- ...- ... esas sayılı dosyaları ile İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ...- ...- ...- ... Esas sayılı dosyalarından icra takibinin yargılama sonuna kadar tedbiren durdurulmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davacının borçlu olmadığına ilişkin iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davacının kredi ve kredi kartı dayanağı olan sözleşmeleri müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzalandığını, hisse devri yaptıktan sonraki süreçte kefaletinin ortadan kalkmasının mümkün olmadığını, davacının şahsi bir kefaletinin söz konusu olduğunu, davacının mevcut durumu yorumlarken şirket hissenin devriyle ortadan kalkacağını düşünmekte olduğunu, bu düşüncenin hatalı olduğunu, şahsi teminatın şirket hissesinin devriyle ortadan kalkmadığını, dolayısıyla müvekkili bankanın davacını...