DAVA: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 26/01/2023 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile, taraflar arasında 13/03/2018 ve 10/04/2018 tarihlerinde 5 yıl süreli birer Akaryakıt Bayilik Sözleşmesi ve onlara ek Çerçeve Protokoller ve Taahhütnameler imzalandığını, davalının EPDK tarafından lisanslarının iptal edilmesi üzerine bayilik yapmasının hukuken imkansız hale getirdiğini, bu sebeple müvekkili tarafından sözleşmenin feshedildiğini, davalı tarafın otomasyon - servis/iletişim gibi hizmetler ve taraftar kart gibi ürünlerden kaynaklı fatura borçlarının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptalini talep etmiştir. Davalı taraf davanın reddini...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/16 Esas KARAR NO: 2023/103 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI: 2021/202 Esas - 2022/809 Karar TARİH: 05/10/2022 DAVA: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 26/01/2023 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile, taraflar arasında 13/03/2018 ve 10/04/2018 tarihlerinde 5 yıl süreli birer Akaryakıt Bayilik Sözleşmesi ve onlara ek Çerçeve Protokoller ve Taahhütnameler imzalandığını, davalının EPDK tarafından lisanslarının iptal edilmesi üzerine bayilik yapmasının hukuken imkansız hale getirdiğini, bu sebeple müvekkili tarafından sözleşmenin feshedildiğini, davalı tarafın otomasyon - servis/iletişim gibi hizmetler ve taraftar kart gibi ürünlerden kaynaklı fatura borçlarının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptalini talep etmiştir. Davalı taraf davanın reddini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 05/10/2022 tarih 2021/202 Esas 2022/809 Karar sayılı kararında; "....Dosyaya ibraz edilmiş olmasa da sözleşme sebebiyle davalı tarafından ipotek verildiği davacının da kabulündedir. İtirazın iptali davasının esasına girilebilmesi için her şeyden önce ortada geçerli bir icra takibi bulunmalıdır. 2004 sayılı İİK'nın 45/1 fıkrası uyarınca rehinle temin edilen alacağın borçlusu iflasa tabi kişilerden bile olsa sadece rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapılmalıdır. Ne var ki davacı vekilinin 27/05/2021 tarihli dilekçesinden uyuşmazlığa dair rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapılmadığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca ortada geçerli bir icra takibinin varlığından söz edilemeyeceğinden davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 2018/2286 E. 2019/402 Karar sayılı kararı ile Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2020/4461 E., 2021/5659 Karar sayılı kararı)..."gerekçesi ile, Davanın USULDEN REDDİNE, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesi ile, yerel mahkeme kararının hatalı olduğunu, İşbu dosya alacağının 18.181,56.TL olduğunu, davalının taraflarına verdiği ipoteğin 7.000.000 TL tutarında olduğunu, İİK 45.madde ile amaçlanan hususun borçları için ipotek göstermiş olan borçluyu diğer malvarlığına müraacatın önlenmesi olduğunu, müvekkilinin hakkını MK 2 ye göre aradığını ve 18.181 TL'lik alacak için 7.000.000 TL'lik ipoteği takibe koymak yerine borçlu için en az külfete yol açan ilamsız takip yoluna gittiğini,İpoteğin takibe konulması durumunda; takip masrafları, diğer satış işlemleri, tellal...