Taraflar arasındaki menfi tespit davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, her iki taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davalı bankanın, müvekkili aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız takip başlattığını, takibe dayanak olarak ... Bankası AŞ hesap kat ihtarı ve hesap özetinin gösterildiğini, bankaya borcunun olmadığını, alacağın zamanaşımına uğradığını, takibe konu kredinin ticari kredi olduğunu, takibe, borca, faize ve faiz oranına itiraz ettiklerini belirterek; anılan icra dosyasından dolayı davalı tarafa borçlu olmadığının tespitin ve alacağın %20'si oranında kötü niyet...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2020/353 KARAR NO: 2023/150 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 24.10.2019 NUMARASI: 2019/109 Esas - 2019/853 Karar DAVA: Menfi Tespit Taraflar arasındaki menfi tespit davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, her iki taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davalı bankanın, müvekkili aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız takip başlattığını, takibe dayanak olarak ... Bankası AŞ hesap kat ihtarı ve hesap özetinin gösterildiğini, bankaya borcunun olmadığını, alacağın zamanaşımına uğradığını, takibe konu kredinin ticari kredi olduğunu, takibe, borca, faize ve faiz oranına itiraz ettiklerini belirterek; anılan icra dosyasından dolayı davalı tarafa borçlu olmadığının tespitin ve alacağın %20'si oranında kötü niyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; davanın haksız olduğunu, zamanaşımı iddiasının dinlenemeyeceğini, zira 5411 sayılı Yasa uyarınca müvekkili banka alacağının hazine alacağı sayıldığını ve 20 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğunu belirterek, haksız davanın esas yönnüden reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... sözleşme tarihinden hatta alacağın muaccel hale geldiği hesap kat tarihi olan 1999 yılından itibaren 10 yıllık sürenin sonunun 2009 yılı olduğu tespit edilmektedir. Buna göre Türk Borçlar Kanununun yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden önce kefalet için öngörülen 10 yıllık sürenin dolduğu anlaşılmaktadır. 6101 Sayılı Kanunun 5/2. maddesinde Türk Borçlar Kanunu ile hakdüşürücü sürenin ilk defa öngörülmesi ve bu sürenin kanunun yürürlüğünden önce dolmuş olması halinde hak sahiplerine yürürlüğe girdiği tarihten itibaren başlayarak bir yıllık ek süreden yararlanabilme imkanının getirildiği anlaşılmaktadır. Türk Borçlar Kanununun yürürlüğe girmesinden önce 2009 yılında kefalet için öngörülen 10 yıllık sürenin dolduğu, kanunun 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe girdiği ve bu tarihten itibaren hak sahiplerine bir yıllık sürenin tanındığı ve bu sürenin de 01.07.2013 tarihi itibariyle dolduğu görülmektedir. Davaya esas icra takibi ise 31/05/2017 tarihinde yapılmıştır. Buna göre yasayla tanınan ek sürenin dolmasından (01.07.2013) yaklaşık 4 yıl sonra 31/05/2017 tarihinde yapılan bu icra takibinin haklı ve yerinde olmadığı, zira davalının artık kefilli takip etme hakkının ortadan kalktığı kanaatine varılmakla müteselsil kefil olan davacı tarafından açılan bu davanın 6098 Sayılı Kanunun 59...