Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat davasının yapılan yargılaması sonucunda mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, haksız haciz nedenine dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın maddi tazminat yönünden kısmen kabulüne, manevi tazminat yönünden reddine karar verilmiştir. Taraflarca istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; haciz mahallinde müvekkili şirketin iş yeri belgeleri incelendiğinde iş yerinin dava dışı borçlu kişi ile ilgisinin olmadığının tespitine rağmen haciz yapılmasının istendiğini, bu durumun kötü niyeti açıkça gösterdiğini, haciz tarihinden 6-7 ay önce borçlu tarafından iş yerinin boşaltılarak müvekkili şirketçe işletilmeye başlandığının haciz sırasında dile...
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 25. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 25. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2021/1855 KARAR NO : 2023/92 KARAR TARİHİ : 11/01/2023
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 14/06/2021 NUMARASI : 2020/522 Esas, 2021/364 Karar
DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVANIN KONUSU : Tazminat
Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat davasının yapılan yargılaması sonucunda mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, haksız haciz nedenine dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın maddi tazminat yönünden kısmen kabulüne, manevi tazminat yönünden reddine karar verilmiştir. Taraflarca istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; haciz mahallinde müvekkili şirketin iş yeri belgeleri incelendiğinde iş yerinin dava dışı borçlu kişi ile ilgisinin olmadığının tespitine rağmen haciz yapılmasının istendiğini, bu durumun kötü niyeti açıkça gösterdiğini, haciz tarihinden 6-7 ay önce borçlu tarafından iş yerinin boşaltılarak müvekkili şirketçe işletilmeye başlandığının haciz sırasında dile getirilmesine rağmen hacze devam edildiğini, yapılan fiili haciz ile müvekkili şirketin ticari itibarının zedelendiğini ve manevi tazminatın şartlarının oluştuğunu ileri sürmüştür. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; haciz yapılan adresin borçlu ile ilgisinin bulunduğuna dair tanık dinletme taleplerinin dikkate alınmadığını, haciz yapılan adresin dava dışı borçlunun iş yeri adresi olduğunu, borçlu üçüncü kişi ile davacının aynı iş yerinde aynı alanda faaliyet gösterdiklerini, haciz sırasında iş yeri çalışanlarının iş yerinin borçludan devralındığını beyan ettiklerini, borçlunun kira sözleşmesinin 01.02.2020 tarihinde feshedilmesine rağmen davacı ile kira akdinin 29.01.2020 tarihinde imzalandığını, tüm bu emarelerin haciz yapılan adresin borçluya ait olduğunu veya şirketler arasında organik bağ bulunduğunu gösterdiğini, yapılan haczin haksız olduğuna dair dosya kapsamında delil bulunmadığını, malların muhafaza altına alınmasına davacının yedi emin olarak malları almamasının sebep olduğunu, istihkak davası açılmamasının borçlunun hacizden hemen sonra gelip taahhüt vermesinden kaynaklandığını, maddi zarardan müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını ileri sürmüştür. Dairemizce, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır. Davalı tarafın istinaf istemi yönünden yapılan incelemede; Davalı tarafından istinaf istemine konu edilen tutarın maddi tazminat olarak hüküm altına alınan 2.047,70 TL olduğu anlaşılmaktadır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341/2. maddesinde öngörülen Miktar veya ...