Davacı vekili dava dilekçesi ile, davalı şirketin %25 hissedarı olan müvekkilinin 2008 yılından yatalak hasta olduğunu, hastalık sürecinden sonra diğer üç ortak olan kardeşlerinin sahte imzalar ile yönetim kurulunda ve genel kurullarda sanki müvekkili katılmış gibi işlem yaptıklarını, yaptıkları işlemlerde kendi lehlerine ve müvekkili aleyhine işlemler yaptıklarını, müvekkilinin diğer ortaklar ile aynı oy kullanmış gibi gösterildiğini, güvenin kötüye kullanıldığını, müvekkiline kar payı dağıtılmadığını, şirket ile ilgili bilgi ve belgelerin müvekkili ile paylaşılmadığını, rekabet yasağına aykırı hareket edildiğini, anlatılan nedenlerle diğer ortakların usulsüzlük yapmaları, ortaklığın çekilmez hale gelmesi, müvekkilinin ortaklıktan beklediği faydaların ortadan kalkması nedeniyle davalı şirketin TTK 531 madde uyarınca feshine, haklı sebeplerin ağırlığı feshi gerektirmemekle birlikte...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2018/289 Esas KARAR NO : 2018/1107 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARI VEREN MAHKEME : KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 17/01/2018 DOSYA NUMARASI : 2016/1076 Esas - 2018/21 Karar DAVA : Şirket Ortaklığının Feshi KARAR TARİHİ: 15/11/2018 TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile, davalı şirketin %25 hissedarı olan müvekkilinin 2008 yılından yatalak hasta olduğunu, hastalık sürecinden sonra diğer üç ortak olan kardeşlerinin sahte imzalar ile yönetim kurulunda ve genel kurullarda sanki müvekkili katılmış gibi işlem yaptıklarını, yaptıkları işlemlerde kendi lehlerine ve müvekkili aleyhine işlemler yaptıklarını, müvekkilinin diğer ortaklar ile aynı oy kullanmış gibi gösterildiğini, güvenin kötüye kullanıldığını, müvekkiline kar payı dağıtılmadığını, şirket ile ilgili bilgi ve belgelerin müvekkili ile paylaşılmadığını, rekabet yasağına aykırı hareket edildiğini, anlatılan nedenlerle diğer ortakların usulsüzlük yapmaları, ortaklığın çekilmez hale gelmesi, müvekkilinin ortaklıktan beklediği faydaların ortadan kalkması nedeniyle davalı şirketin TTK 531 madde uyarınca feshine, haklı sebeplerin ağırlığı feshi gerektirmemekle birlikte ortakların, ortaklığın ve üçüncü kişilerin menfaati gereği duruma uygun ve kabul edilebilir bir çözüm yöntemi olarak ortaklığın asimetrik olarak bölünmesine, buna da karar verilmez ise payın gerçek değerinin ödenerek ortaklıktan çıkartılmaya karar verilmesini, ayrıca tedbiren davalı şirkete kayyım atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile; Yetki itirazında bulunmuş yetkili mahkemenin Ticaret Mahkemesi sıfatıyla Körfez Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, dava dilekçesinde ileri sürülen hususların kanuni dayanakları bulunmadığı, genel kurulların usulüne uygun yapıldığını, davacının 24/04/2014 tarihine kadar yönetim kurulu üyesi olduğu, bu tarihten sonra yönetim kuruluna asaleten veya vekaleten katılmadığını, 2002 yılında geçirdikleri büyük yangın sebebiyle 24/04/2011 ve 26/04/2011 tarihli genel kurulda yönetim kurulu üyelerine ücret ödenmemesi kararı alındığını, bu nedenle kar dağıtımı yapılmadığını, Antalya'da bulunan Antgaz isimli şirketin başında yıllardır davacının bulunduğunu ve buradan elde ettiği kazancı kendi kişisel menfaatlerine kanalize ettiğini, davacının iddia ettiği gibi Asbir şirketine sermaye aktarılmadığını, şirketin TTK hükümlerine uygun şekilde yönetildiğini ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi' nin 17/01/2018 tarih ve 2016/1076 Esas - 2018/21 Karar sayılı gerekçeli kararı ile; " ... kar payı dağıtımı için genel kurul kararı alınması gerekmektedir. Davacınında temsilen katıldığı toplantıda bu konuda alınmış bir karar bulunmamaktadır. Davacının bu konunun gündeme alınması talebi de olmamıştır. Davalı şirket hiç bir dönemd...