DAVA:Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat KARAR TARİHİ: 14/09/2022 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; mahkemeye 20/10/2020 tarihinde 09/10/2020 tarihli esasa önemli etkisi bulunan Anayasa Mahkemesini kararını dilekçeleri ekinde sunduklarını, fakat Yargıtay'ın Anayasa Mahkemesi karararını dikkate almadığını ve 22/10/2020 tarihinde yargılamanın iadesi taleplerine konu kararı verdiğini, huzurdaki dava dosyasında poliçenin düzenlenmesinden sonra fakat sigorta genel şartlarının değişmesinden sonra meydana gelen kaza neticesinde tazminat alıp almayacağına ilişkin hukuki ihtilaftan ibaret olduğunu, yerel mahkeme ve Bölge Adliye Mahkemesi ve netice itibariyle Yargıtay'ın da yürürlüğe giren yeni genel şartlar gereğince...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO: 2021/2473 KARAR NO: 2022/1602 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ: 08/07/2021 NUMARASI: 2020/694 Esas - 2021/532 Karar DAVA:Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat KARAR TARİHİ: 14/09/2022 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; mahkemeye 20/10/2020 tarihinde 09/10/2020 tarihli esasa önemli etkisi bulunan Anayasa Mahkemesini kararını dilekçeleri ekinde sunduklarını, fakat Yargıtay'ın Anayasa Mahkemesi karararını dikkate almadığını ve 22/10/2020 tarihinde yargılamanın iadesi taleplerine konu kararı verdiğini, huzurdaki dava dosyasında poliçenin düzenlenmesinden sonra fakat sigorta genel şartlarının değişmesinden sonra meydana gelen kaza neticesinde tazminat alıp almayacağına ilişkin hukuki ihtilaftan ibaret olduğunu, yerel mahkeme ve Bölge Adliye Mahkemesi ve netice itibariyle Yargıtay'ın da yürürlüğe giren yeni genel şartlar gereğince davanın reddine karar verdiğini, işbu dilekçeleri ekinde Karayolları Trafik Kanununun ve ZMMS genel şartlarında yapılan değişikliklerin iptaline ilişkin anayasa mahkemesini mahkemeye tekrar sunduklarını, buna göre davanın reddine gerekçe gösterilen genel şartlar ve karayolları trafik kanununun ilgili hükümlerinin anayasa mahkemesi tarafından iptal edildiğini, söz konusu durumun tam da HMK m. 375(1)a ve ğ fıkralarına tekabül ettiğini, bu nedenle Anayasa Mahkemesinin iptal kararı gereği yargılamanın iadesine karar verilerek davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde: Davacının vefatı nedeniyle ekonomik desteğinden yoksun kalanların uğradıkları zararın yansıma zarar olduğu, yansıma yoluyla zarar görenlerin destek sağlayan kişinin sahip olduğu haktan fazlasına sahip olmadıklarını, destek sağlayan kişinin kusuru oranında talep hakları olduğunu, meydana gelen kazada müteveffa sürücünün %100 kusurlu olması nedeniyle destek tazminatı isteyen davacıların müvekkili şirketten tazminat talep edemeyeceklerini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Yargılamanın iadesi talebinin HMK'nun 379/1-c ve 379/2 fıkraları uyarınca, ileri sürülen yargılamanın iadesi taleplerinin kanunda yazılı sebeplerden olmadığı anlaşıldığından usulden reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Yargıtay'ın onama kararının 22.10.2020 tarihli olması sebebiyle, Yerel Mahkemenin, Yargıtayın işbu anayasa mahkemesi kararına rağmen bu kararı verdiğini gerekçeli kararında ifade ettiğini, Yargıtay'daki işleyişin ve prosedürün farklı olması sebebiyle, kararın yazılış tarihi ile kararın verildiği tarihin farklı olabileceğini, Yargıtayın da önündeki dosya sayısının...