DAVANIN KONUSU: İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 16/09/2021 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine senede dayalı takip başlattığını, takip konusu senetteki imzanın müvekkiline ait olmadığını, ancak müvekkilinin takip nedeniyle aracının haczedilmesi üzerine alacaklı vekili hesabına 14.576,13 TL ödeme yaptığını, müvekkilince ayrıca 200,00 TL yediemin ücreti ile 700,00 TL hasarların giderilmesi için masraf yapıldığını belirterek müvekkilinin borçlu olmadığı halde ödemek zorunda kaldığı 15.476,13 TL'nin ödeme tarihi olan 22/10/2019 tarihinden itibaren ticari faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2021/1446 Esas KARAR NO : 2021/1513 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 19/02/2021 NUMARASI : 2020/532 2021/167 DAVANIN KONUSU: İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 16/09/2021 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine senede dayalı takip başlattığını, takip konusu senetteki imzanın müvekkiline ait olmadığını, ancak müvekkilinin takip nedeniyle aracının haczedilmesi üzerine alacaklı vekili hesabına 14.576,13 TL ödeme yaptığını, müvekkilince ayrıca 200,00 TL yediemin ücreti ile 700,00 TL hasarların giderilmesi için masraf yapıldığını belirterek müvekkilinin borçlu olmadığı halde ödemek zorunda kaldığı 15.476,13 TL'nin ödeme tarihi olan 22/10/2019 tarihinden itibaren ticari faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkilinin takibe konu bonoda iyiniyetli hamil olduğunu, davacının dava dışı kişiler tarafından mağdur edilmesinin müvekkilini ilgilendirmediğini bildirerek davanın reddini istemiştir. Mahkemece, toplanan delillere göre; davacının dosya borcunu 22/10/2019'da yatırdığı, İİK'nun 72/7 maddesi gereğince davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması gerekirken bu süre geçtikten sonra 23/10/2020 tarihinde açıldığı gerekçeleriyle davanın hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmiş, kararı davacı vekili istinaf etmiştir. Davacı vekili, istinaf sebebi olarak; TTK'nun 5.maddesine yapılan ekleme ile 1 Ocak 2019'dan itibaren konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat taleplerini içeren tüm ticari uyuşmazlıklara arabuluculuk dava şartının getirildiğini, buna göre eldeki davanın istirdat davası olması nedeniyle arabulucuğa tabi olduğunu, arabuluculuk süreci esnasında başvurunun yapıldığı tarihte son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin işlemeyeceğini, buna göre kendilerinin arabuluculuk için 04/09/2020 tarihinde başvurduklarını, olumsuz sonuçlanan arabuluculuk son tutanağının ise 18/09/2020'de düzenlendiğini, buna göre hak düşürücü sürenin 14 gün işlemediğini, dolayısıyla davanın hak düşürücü süre içinde açıldığını bildirmiştir. Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde; davanın zorunlu arabuluculuğa tabi olmadığını, zira istirdat davasının menfi tespit davasının özel bir hali olduğunu, dolayısıyla hak düşürücü sürenin durmayacağını bildirmiştir. Davalı tarafından davacı ve dava dışı şahıslar aleyhine 10.000 TL bedelli senede dayalı olarak kambiyo senetlerine özgü yolla 30/01/2019 tarihinde icra takibi başlatıldığı, takip dayanağı senedin 18/07/2018 tanzim, 30/11/2018 vade tarihli 10.000 TL bedelli, keşidecisinin dava dışı ... Paza...