DAVANIN KONUSU: Maddi Tazminat ( Trafik Kazasından Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 16/11/2021 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava ve uyuşmazlık; TBK'nın 54. maddesi kapsamında yaralamalı trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince; "Tüm izah edilen nedenler çerçevesinde; Davacının arabuluculuğa başvurmadan doğrudan dava açtığının açıkça anlaşılması nedeniyle, Arabulucuk Kanununun 18/A-2 Maddesi ile HMK'nın 115/2. maddesi hükmü gereğince, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine," karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dava açılmadan önce 03/04/2021 tarihinde İstanbul Arabuluculk Bürosuna başvurulduğunu ve...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 40. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO: 2021/1866 KARAR NO: 2021/1730 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 28/06/2021 NUMARASI: 2021/371 Esas - 2021/530 Karar DAVANIN KONUSU: Maddi Tazminat ( Trafik Kazasından Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 16/11/2021 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava ve uyuşmazlık; TBK'nın 54. maddesi kapsamında yaralamalı trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince; "Tüm izah edilen nedenler çerçevesinde; Davacının arabuluculuğa başvurmadan doğrudan dava açtığının açıkça anlaşılması nedeniyle, Arabulucuk Kanununun 18/A-2 Maddesi ile HMK'nın 115/2. maddesi hükmü gereğince, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine," karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dava açılmadan önce 03/04/2021 tarihinde İstanbul Arabuluculk Bürosuna başvurulduğunu ve 05/05/2021 tarihli "Anlaşmama" tutanağının mevcut olduğunu, işbu arabuluculuk başvurusu yapıldıktan sonra 24/06/2021 tarihinde dava açıldığını, buna rağmen arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu belirtmiştir. HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: 07/06/2012 tarih ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ile bazı hukuki uyuşmazlıklar yönünden, bir yandan tarafların iradeleriyle kendi çözümlerini üretebilmeleri ve daha hızlı sonuç elde edilebilmeleri, öte yandan da mahkemelerin iş yükünün azaltılması amacıyla yine mahkemeler aracı kılınarak bazı tür hukuk uyuşmazlıklarında alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemi olarak Arabuluculuk kurumu benimsenmiştir. Hukuk uyuşmazlıklarının arabuluculuk yöntemiyle çözülmesi ihtiyari olmakla birlikte, 6325 sayılı Kanunda 06/12/2018 gün ve 7155 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikle, mahkemelerin iş yükünün azaltılması için bazı tür uyuşmazlıklar için mahkemeye başvurmadan önce bir dava şartı olarak zorunlu arabuluculuk şartı getirilmiştir. Bu bağlamda aynı Kanun ile 6102 sayılı TTKnın 5/A maddesi ile getirilen düzenlemede, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması bir dava şartı olarak kabul edilmiştir. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun (HUAK) 18/A maddesine göre, ilgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olarak kabul edilmiş olması durumunda, davacının arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılmadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorunda olduğu, bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya, son t...