Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacılar vekili dava dilekçesinde, belirsiz alacak davası niteliğinde 5.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı talep ettiğinin anlaşılması karşısında, HMK'nin 341'inci maddesinin 3'üncü fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesi hükmünün istinaf kanun yolu kapsamında incelenebilecek nitelikte olduğu kabul edilmiştir. İlk derece mahkemesince, davacıların destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat taleplerine ilişkin davaların reddine hükmolunmuştur. Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davacılar vekili dilekçesinde özetle; subjektif ve hatalı tespitler içeren bilirkişi raporunun hükme esas alındığını,...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 40. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO: 2021/1693 KARAR NO: 2021/1875 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 16/06/2021 NUMARASI: 2019/716(E) 2021/468 (K) DAVANIN KONUSU: Maddi ve manevi tazminat KARAR TARİHİ: 07/12/2021 Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacılar vekili dava dilekçesinde, belirsiz alacak davası niteliğinde 5.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı talep ettiğinin anlaşılması karşısında, HMK'nin 341'inci maddesinin 3'üncü fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesi hükmünün istinaf kanun yolu kapsamında incelenebilecek nitelikte olduğu kabul edilmiştir. İlk derece mahkemesince, davacıların destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat taleplerine ilişkin davaların reddine hükmolunmuştur. Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davacılar vekili dilekçesinde özetle; subjektif ve hatalı tespitler içeren bilirkişi raporunun hükme esas alındığını, müteveffanın kullandığı cankurtaranın (ambulans) akan ve durağan trafikte geçiş üstünlüğüne sahip olduğunu; kamu görevini yerine getirmek amacıyla kullanılan araçların trafikte geçiş üstünlüğü bulunmasına rağmen ölen desteğin kullandığı cankurtarana yol vermediğini, kabul anlamlına gelmemesi koşuluyla ölen desteğin %100 kusurunun bulunduğu kabul edilse dahi, destekten yoksunluk zararının oluşumunda kusurun davacıya yansıtılamayacağını belirterek ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 355'inci maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava dosyasına getirtilen Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ve trafik kolluğu tarafından düzenlenen trafik kazası tespit tutanağı ile İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/60197 numaralı soruşturma belgelerinin incelenmesinden; davacıların müşterek oğlu ...'ın 13/5/2016 günü idaresindeki dava dışı işletene ait ... plakalı cankurtaran (ambulans) ile Unkapanı köprüsünde, Taksim istikametine doğru seyir halinde bulunduğu sırada yolun solunda bulunan çelik bariyerlere çarpması suretiyle oluşan trafik kazası sonucu öldüğü konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Mahkemenin hükmüne esas aldığı bilirkişiler tarafından düzenlenen 11/11/2020 tarihli raporda, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/60197 numaralı soruşturmasında anlatımı belirlenen ...'un beyanlarına da yer verilerek, davacıların desteği olduğu ileri sürülen ...'ın yönetimindeki ... plakalı cankurtaran konumu ile adı geçen sürücünün davranışları irdelenerek, davacıların desteği olduğu ileri sürülen ölen ...'ın olayın meydana gelmesindeki kusur oranının yasal dayanaklarıyla birlikte, ...