Kayyım atanması talebinin reddine ilişkin verilen 07/10/2022 tarihli ara kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü. DAVA: Davacı vekili özetle, şirket hakim ortaklarının ve yönetim kurulunun şirketin içini boşaltmak suretiyle değerini düşürmekte olmaları ve dava süresince davacı ve azınlık ortakları zarara uğratmak amacıyla hareket edebilecek olmaları sebebiyle dava sürecinde şirketin değerinin düşürülmesi halinde telafisi imkansız zararlar doğacağı gözetilerek şirketin ve davacı ortağın paylarının değerini azaltabilecek işlemlerin engellenmesi amacıyla davalı şirketin yönetim kurulu yetkilerinin kayyıma devredilmesi veya takdire göre denetim ile birlikte onay kayyımı atanmasını talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARI: Mahkemece, davalı şirkete kayyım atanmasını talep etmiş ise de; davalı şirkette organ...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/2240 KARAR NO: 2022/1732 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 07/10/2022 (Ara Karar) NUMARASI: 2022/863 Esas TALEP: Kayyım Atanması İSTİNAF KARAR TARİHİ: 05/12/2022 Kayyım atanması talebinin reddine ilişkin verilen 07/10/2022 tarihli ara kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü. DAVA: Davacı vekili özetle, şirket hakim ortaklarının ve yönetim kurulunun şirketin içini boşaltmak suretiyle değerini düşürmekte olmaları ve dava süresince davacı ve azınlık ortakları zarara uğratmak amacıyla hareket edebilecek olmaları sebebiyle dava sürecinde şirketin değerinin düşürülmesi halinde telafisi imkansız zararlar doğacağı gözetilerek şirketin ve davacı ortağın paylarının değerini azaltabilecek işlemlerin engellenmesi amacıyla davalı şirketin yönetim kurulu yetkilerinin kayyıma devredilmesi veya takdire göre denetim ile birlikte onay kayyımı atanmasını talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARI: Mahkemece, davalı şirkete kayyım atanmasını talep etmiş ise de; davalı şirkette organ boşluğu bulunmadığını, dava yöneticinin azli veya sorumluluğu davası da olmadığını, taraflar arasındaki uyuşmazlık yargılamayı gerektirdiğini, talep ve karar tarihi itibariyle yargılamanın bulunduğu aşama itibariyle ve dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre davacı iddialarının yaklaşık olarak ispatının sağlanamadığını, davanın niteliği gereği yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle ihtiyati tedbir talebinin ve davacı vekilinin kayyım atanması talebinin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: İstinaf yoluna başvuran davacı vekili, davalı şirkete ortak olduğu günden itibaren şirketin yönetim tarzına dair diğer ortakların aynı aile üyeleri olmaları sebebiyle kurumsal yönetim ve azınlık ortakların haklarını gözetmek yönünden hiçbir çaba ve özen içerisinde olmadıklarını, kendi özel harcamalarını şirket kredi kartından yaptıklarını, ev kiralarını, araç kira bedellerini şirket hesabından ödetmek gibi uygulamaları ile şirketin faaliyeti ile ilgisi olmayan harcamaları şirkete ödetmekte ve şirketten kendi özel malvarlıklarına para transfer ettiklerini, şirketin değerinin ve karının azaltılması, azınlık hissedarların zarar ettirildiğini, hakim ortaklar usulsüz şekilde şirketten kendilerine para çıkarttıkları için kar payı dağıtımına ihtiyaç olmadığından kar payı dağıtılmadığını, şirket stoklarındaki satılabilir ürünlerin hepsinin envanterde gösterilmediğini, kayıtdışı şekilde faturasız mal satışı yapıldığını ve bu şekilde elde edilen ürünler şirket kayıtlarına girmeden şahsi olarak tahsil edilebildiğini, bu sebeplerle, davanın devamı sürecinde şirketin değerinin düşürülmesi halinde telafisi imkansız zararlar doğacağı gözetilerek şirketin ve davacı ortağın paylarının değerini azaltabilecek işlemlerin engellenmesi amacıyla davalı şirketin yöneti...