Taraflar arasında görülen davada verilen yukarıda tarih ve numarası gösterilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmakla dosya incelendi; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili, davalı ... şirketine trafik sigortasıyla sigortalı bulunan dava dışı araç sürücüsü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın 21/12/2016 tarihinde sebebiyet verdiği trafik kazasında davacıların desteği olan ...'ın vefat ettiğini belirterek belirsiz alacak davası şeklinde destekten yoksun kalma tazminatı ve cenaze gideri talebinde bulunmuştur. Davalı ... vekili, davanın reddini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince, davalı şirkete sigortalı olan araç sürücüsünün kusuru bulunmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacılar vekili; desteğin vefatı sebebiyle talepte bulunan davacıların üçüncü kişi konumunda olmaları nedeniyle desteğin kusurundan etkilenmeyeceklerini, desteğin...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 40. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO: 2020/1302 KARAR NO: 2022/1995 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 27/11/2019 NUMARASI: 2017/911 (E) - 2019/1222 (K) DAVANIN KONUSU: Tazminat KARAR TARİHİ: 15/11/2022 Taraflar arasında görülen davada verilen yukarıda tarih ve numarası gösterilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmakla dosya incelendi; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili, davalı ... şirketine trafik sigortasıyla sigortalı bulunan dava dışı araç sürücüsü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın 21/12/2016 tarihinde sebebiyet verdiği trafik kazasında davacıların desteği olan ...'ın vefat ettiğini belirterek belirsiz alacak davası şeklinde destekten yoksun kalma tazminatı ve cenaze gideri talebinde bulunmuştur. Davalı ... vekili, davanın reddini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince, davalı şirkete sigortalı olan araç sürücüsünün kusuru bulunmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacılar vekili; desteğin vefatı sebebiyle talepte bulunan davacıların üçüncü kişi konumunda olmaları nedeniyle desteğin kusurundan etkilenmeyeceklerini, desteğin kusurunun zarar gören üçüncü kişi konumundaki davacılara yansıtılamayacağını, keza emsal yargı kararlarının da bu yönde olduğunu, kaldı ki kusura ilişkin yapılan değerlendirmenin de hatalı olduğunu, zira, desteğin kaza tarihi itibarıyla 2 yaşında olup bu yaştaki bir çocuğun kusur sorumluluğunun bulunmadığını, ATK'dan alınan ilk raporda merhuma kusur izafe edilmediğini, diğer alınan raporda ise çocuğun irade ve algılama yeteneklerinden yoksun olduğu hususunun göz önünde bulundurulmadığını, oysaki ilk derece mahkemesince dosyaya kazandırılan diğer bir bilirkişi raporunda merhum çocuğun yaşı itibarıyla trafik kurallarını bilmediği, tehlikenin bilincinde olmadığı, fakat olayda araç sürücüsü kadar etkinliği olduğu belirtilerek %50 oranında kusur izafe edildiğini, buna göre araç sürücüsünün, en azından çocuk kadar olayda etkili olduğunun kabul edilmesi gerektiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı ve cenaze/defin gideri istemine ilişkindir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 85/1. maddesinde, bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu olacağı hükümlerine yer verilmiştir. Aynı yasanın 86. maddesinde ise bu Kanunun 85. maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiştir. Araç işleteni, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbi...