İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı ... (Gönder-al) arasında akdedilen 05.09.2016 tarihli Ödeme Hizmetleri Temsilci Sözleşmesi (Fatura Ödemelerine Aracılık Hakkında), 19.09.2016 tarihinde imzalanmış olan Yurtiçi Para Havalesi Hakkında Sözleşme, 19.12.2016 tarihinde imzalanmış olan Uluslararası Para Havalesi Hakkında Sözleşme çerçevesinde müvekkilinin Fatih İstanbul ve Şişli İstanbul adreslerinde bulunan ödeme noktalarında Gönder-al temsilcisi olarak faaliyet gösterdiğini, ancak davalı Gönder-al ile müvekkili arasında iki ödeme noktasına ilişkin imzalanmış olan söz konusu temsilcilik sözleşmelerinin 05.06.2017 tarihli protokoller ile karşılıklı irade ile sona erdirildiğini, müvekkilinin...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2020/1534 KARAR NO: 2022/1728 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 26/12/2019 NUMARASI: 2018/450 Esas - 2019/1235 Karar KARAR TARİHİ: 24/11/2022 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı ... (Gönder-al) arasında akdedilen 05.09.2016 tarihli Ödeme Hizmetleri Temsilci Sözleşmesi (Fatura Ödemelerine Aracılık Hakkında), 19.09.2016 tarihinde imzalanmış olan Yurtiçi Para Havalesi Hakkında Sözleşme, 19.12.2016 tarihinde imzalanmış olan Uluslararası Para Havalesi Hakkında Sözleşme çerçevesinde müvekkilinin Fatih İstanbul ve Şişli İstanbul adreslerinde bulunan ödeme noktalarında Gönder-al temsilcisi olarak faaliyet gösterdiğini, ancak davalı Gönder-al ile müvekkili arasında iki ödeme noktasına ilişkin imzalanmış olan söz konusu temsilcilik sözleşmelerinin 05.06.2017 tarihli protokoller ile karşılıklı irade ile sona erdirildiğini, müvekkilinin Gönder-Al Şirketi adına iş ve işlemler yürütmesi bu duruma ilaveten Gönder-al Firmasını temsil etmesi sebebiyle Gönder-al Firmasının acentası konumunda olduğunu, müvekkilinin davalı firmaya hatırı sayılır miktarda kazanç sağladığını, karşılıklı irade ile sonlandırılan sözleşmede acente durumundaki müvekkilinin kusurununu bulunmadığını, bu durumda sözleşme gereğince denkleştirme tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, denkleştirme tazminatının 1 yıllık süre içinde talep edilebileceğini, müvekkilinin davasının süresinde açıldığını belirterek, müvekkili lehine hakkaniyet unsuru göz önünde bulundurularak, 05.09.2016 tarihli, 19.09.2016 tarihli ve 19.12.2016 tarihli sözleşmeler için ayrı ayrı denkleştirme tazminatı belirlenmesine ve belirlenecek olan denkleştirme tazminatının müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkilinin acentesi olmadığını, dava konusu olayda portföy tazminatı talep etme şartlarının bulunmadığını, davacı ile müvekkili arasındaki sözleşme uyarınca tazminatın talep edilemeyeceğini, davacının fesih tarihinden bir ay önce başka bir ödeme kuruluşunun temsilciliğini yapmaya başladığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 26/12/2019 tarih 2018/450 Esas 2019/1235 Karar sayılı kararında; "... bilirkişi raporunda "Davalının, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Yönetmelik madde 13 hükmü gereği acentelik sıfatını haiz olmadığı, Davalının acentelik sıfatının var olduğu Mahkemenin takdirinde olmak üzere, kabul edilir ise, portföy tazminatına hak doğuracak unsurların somut durumda TTK md. 122 hükümleri dairesinde oluşmadığı, dosyada davacı ta...