Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile müvekkiline ödenmeyen 2009 yılı ve davamı yıllara ait faturalar ve yapılan işlerin hak edişinden yapılan teminat kesintilerinin tahsili amacı ile davalı hakkında Anadolu ... İcra Müdürlüğünde icra takibi başlatıldığını, yasal süresi içinde borçlu tarafından borca ve yetkiye itiraz edilerek takibin durdurulduğunu, bunun üzerine ilgili icra dosyasının taraflarınca yetkili icra müdürlüğüne gönderildiğini, bu kez İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile ödeme emri gönderildiğini, borçlu tarafça yeniden yapılan itirazla takibin durdurulduğunu, haksız, mesnetsiz ve...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 53.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/10 KARAR NO: 2022/98 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 05/07/2018 NUMARASI: 2016/425 Esas, 2018/744 Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 27/09/2022 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile müvekkiline ödenmeyen 2009 yılı ve davamı yıllara ait faturalar ve yapılan işlerin hak edişinden yapılan teminat kesintilerinin tahsili amacı ile davalı hakkında Anadolu ... İcra Müdürlüğünde icra takibi başlatıldığını, yasal süresi içinde borçlu tarafından borca ve yetkiye itiraz edilerek takibin durdurulduğunu, bunun üzerine ilgili icra dosyasının taraflarınca yetkili icra müdürlüğüne gönderildiğini, bu kez İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile ödeme emri gönderildiğini, borçlu tarafça yeniden yapılan itirazla takibin durdurulduğunu, haksız, mesnetsiz ve kötü niyetli olarak yapılan itirazın iptali gerektiğini, müvekkili şirketin söz konusu alacağını doğuran hizmeti borçlu firmaya karşı eksiksiz olarak yerine getirdiğini, davalı borçlunun hak edişleri ve kesilen teminatı ödemediğini, davalı borçlu şirketin borcu olmadığını iddia etse de bu durumun gerçeği yansıtmadığını, davalı borçlunun şirket kayıtlarında müvekkili firmanın 48.154,08 TL hakedişinin bulunduğunu kabul ettiğini, ancak taraf ticari defter ve kayıtları incelendiğinde ortaya çıkacağı üzere asıl alacak miktarının 114.522,95 TL olduğunu, bu durumun gerek müvekkilleri şirketin gerek davalı şirketin kayıtları, ticari defterleri incelendiğinde ortaya çıkacağını, davalı borçlu firmanın faize de itiraz ettiğini, bu itirazında haksız olduğunu, 2009 yılından devreden alacak için değişen oranlarda avans faizi uygulandığını, bu hususunda yapılan bilirkişi incelemesi ile ortaya çıkacağını, davalı tarafın itiraz dilekçesinde işlerin kusurlu yapıldığı bu nedenle alacağının ödenmediğini belirttiğini, bir an için yapılan işlerde ufak eksikliklerin olduğu varsayılsa bile buna karşılık tüm alacağın ödenmemesi ve bunun ödemezlik define dayandırılmasının iyi niyet kurallarına aykırılık oluşturduğunu, borçlu tarafın karşı defisini kabul etmelerinin mümkün olmadığını, kaldı ki zaman aşımına uğramış bir iddia olduğunu, davalı tarafın bahsettiği gibi yapılan site baştan aşağı hatalı ve kusurlu ise bu zamana kadar bununla ilgili bir tespit yaptırılmamış ve hukuki yollara başvurulmadığını, bunun bile davalı tarafın iddiasının tamamen soyut ve dayanaksız olduğunu ortaya koyduğunu, bu nedenle takibe yapılan haksız dayanıksız ve kötü niyetli itirazın iptali ve %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir, Davalı vekili c...