Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde taraflar vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, müvekkili firmanın davalı banka nezdinde vadeli mevduat hesabının bulunduğunu, sözkonusu hesapta bulunan 1.750.000,00 TLnin grup firması olan ... Ltd. Şti.nin kredilerine ve feri borçlarına teminat olması için taraflar arasında 06.08.2013 tarihli Menkul Kıymetler ve Mevduat Rehin Sözleşmesinin imzalandığını, davalı bankada mevduatlı hesapta tutulan paraya ilişkin olarak vade farkının aylık periyotlar halinde müvekkili hesabına yatırıldığını, buna göre, 2013 yılının 5, 6, 7, 9, 10 ve 12. ayları, 2014 yılının ise, 1, 2, 3,...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2018/736 KARAR NO : 2018/1458 KARAR TARİHİ: 05/12/2018 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 20/02/2018 NUMARASI : 2017/185 -2018/168 E.K DAVANIN KONUSU: Alacak Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde taraflar vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, müvekkili firmanın davalı banka nezdinde vadeli mevduat hesabının bulunduğunu, sözkonusu hesapta bulunan 1.750.000,00 TLnin grup firması olan ... Ltd. Şti.nin kredilerine ve feri borçlarına teminat olması için taraflar arasında 06.08.2013 tarihli Menkul Kıymetler ve Mevduat Rehin Sözleşmesinin imzalandığını, davalı bankada mevduatlı hesapta tutulan paraya ilişkin olarak vade farkının aylık periyotlar halinde müvekkili hesabına yatırıldığını, buna göre, 2013 yılının 5, 6, 7, 9, 10 ve 12. ayları, 2014 yılının ise, 1, 2, 3, 4, 5, 7, 9. aylarında vade getirisinin yatırılmasına karşın, 2014 yılının 8, 10, 11, 12. aylarının yanısıra 2015 yılının 1, 2, 3, 4, 5, 6 aylarında mevduata herhangi bir faiz işletilmediğini, durumun fark edilmesi üzerine müvekkilin davalı banka ile irtibata geçtiğini, davalı bankanın müvekkili hesaplarında tasarruf haklarının olduğunu ve yapılan işlemin haklı olduğunu savunarak ibra kaydıyla vade farkı işletilmeyen döneme ilişkin %0,25 vade farkı oranıyla ödemeye hazır olduklarını bildirdiğini, davalı bankanın kendi içinde çeliştiğini, vadeli mevduata yatırılan paranın müvekkilinin onayı alınmadan vadesiz hesapta değerlendirilemeyeceğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.750.000,00 TLnin 2014 yılının 8, 10, 11, 12 ile 2015 yılının 1, 2, 3, 4, 5, 6 aylarında ödenmeyen faizlerin en yüksek faiz oranlarından tahakkuk ettiği aylardan itibaren faiz işletilerek davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 11.01.2018 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini artırarak toplam 159.211,00 TLnin, tahakkuk eden her ay sonundan itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, davacının müvekkili bankada blokeli ve blokesiz olmak üzere iki adet hesabının bulunduğunu, teminat olarak gösterilen meblağın davacının blokesiz hesabından yatırılarak aylık vadeli olarak değerlendirildiğini, vadesinin sona ermesinden sonra teminat olarak yatırılan bu tutarın davacının herhangi bir talimatı olmadığından rehin sözleşmesi gereğince açılan davacının blokeli hesabına aktarıldığını, davacının 06.07.2015 tarihinde gönderdiği yazılı talimat üzerine, bu hesabındaki paranın aylık vadeli olarak işletildiğini, hesaplarını takip ve kontrol etmeyen davacının basiretli t...