Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı, davacı istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden 6100 sayılı HMK'nun 353/1(b-1/son) cümle uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; tarafların bir dönem inşaat yapımı ve satımı ile ilgili olarak birlikte iş yaptıklarını, daha sonrasında ayrılmaya karar verdiklerini, yapılan görüşmelerde iş ilişkisinin sonlandırılması için müvekkilinin davalıya 680.000,00 TL ödeme yapması konusunda anlaşmaya vardıklarını, bu anlaşma gereğince müvekkilinin imza ve rakam kısmını doldurduğu ve diğer tüm kısımlarını boş bıraktığı senedi davalıya verdiğini, yine anlaşma...
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2021/1636 KARAR NO : 2022/2729
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi NUMARASI : 2018/40 Esas - 2019/1166 Karar KARAR TARİHİ : 25/10/2019
DAVA : Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) İSTİNAF TARİHİ : 16/12/2019 (Davacı) KARAR TARİHİ : 29/12/2022 KARAR YAZIM TARİHİ : 29/12/2022
Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı, davacı istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden 6100 sayılı HMK'nun 353/1(b-1/son) cümle uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü
DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; tarafların bir dönem inşaat yapımı ve satımı ile ilgili olarak birlikte iş yaptıklarını, daha sonrasında ayrılmaya karar verdiklerini, yapılan görüşmelerde iş ilişkisinin sonlandırılması için müvekkilinin davalıya 680.000,00 TL ödeme yapması konusunda anlaşmaya vardıklarını, bu anlaşma gereğince müvekkilinin imza ve rakam kısmını doldurduğu ve diğer tüm kısımlarını boş bıraktığı senedi davalıya verdiğini, yine anlaşma gereğince müvekkiline ait 4 adet taşınmazın davalının oğlu ve eşi adına tapuda tescil edildiğini, devir işleminden sonra tarafların bir kahvehanede buluştuklarını, davalının, elindeki senedi müvekkilinin incelemesine fırsat vermeden parçalara ayırıp yırtarak müvekkiline verdiğini, müvekkilinin senet yırtıklarını toplayarak incelemeden cebine koyduğunu, yaklaşık 22 ay sonra müvekkiline İzmir 19. İcra Müdürlüğünün 2016/12703 sayılı dosyasında ödeme emrinin gönderildiğini, müvekkilinin evdeki yırtık senet parçalarını bir araya getirip incelediğinde kendisine teslim edilen senedin davalı ya da yakınları tarafından sahte olarak düzenlenip kendisine iade edildiğini, orijinal senedin ise icra takibine konu edildiğini gördüğünü, bunun üzerine Menderes Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunduğunu ancak eksik inceleme ile 2016/3643 Esas ve 2017/896 Karar sayılı karar ile kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini, yaptıkları itirazın ise İzmir 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 2017/5462 D.İş sayılı dosyasında reddedilerek kararın kesinleştiğini, bu karara karşı kanun yararına bozma yoluna gidildiğini, henüz sonuçlanmadığını, müvekkilinin 21/10/2016 tarihinde İzmir 10. İcra Hukuk Mahkemesinin 2016/728 Esas sayılı dosyasında şikayette bulunduğunu ve icra dosyasında gönderilen tebligatın usulsüzlüğünü ileri sürerek borca itiraz ettiğini, mahkemenin usulsüz tebligat yönünden şikayeti kabul ederek ödeme emri tebliğ tarihinin 18/10/2016 olduğuna karar verdiğini ancak takip dayanağı belgenin sahteliği ile ilgili bir soruşturma ya da davanın bulunmadığı, ödeme iddiasının yazılı belge ile ispatlanamadığı gerekçesiyle borca yönelik itirazın reddine karar ve...