6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkil şirket ile müflis şirket arasında gerçekleşen ticari iş neticesinde müvekkiline verilen çek ve senetler müflis tarafından ödenmediğini, bu nedenle de borçlulara karşı icra takibi açılmak istendiğini, ancak müflis sirketin Bakırköy 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/893 Esas sayılı dava dosyasında konkordato talep ettiğini, yapılan yargılama neticesinde müflis şirketin konkordato talebinin reddi ile geçici mühlet kararının kaldırılmasına karar verildiğini, iflas kararı ile birlikte müflis haline gelen borçlu şirkete karşı davalı yan tarafından iflas sıra cetveli düzenlendiğini, bahse konu sıra cetveli incelendiğinde müvekkili alacaklı olduğuna dair somut ve kesin delillerinin bulunmasına rağmen alacak kayıt talebinin hukuka aykırı şekilde...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2020/225 Esas KARAR NO: 2020/1076 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY (3) NO'LU ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2019/751 KARAR NO: 2019/972 KARAR TARİHİ: 08/10/2019 DAVA: KAYIT KABUL KARAR TARİHİ: 17/06/2020 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkil şirket ile müflis şirket arasında gerçekleşen ticari iş neticesinde müvekkiline verilen çek ve senetler müflis tarafından ödenmediğini, bu nedenle de borçlulara karşı icra takibi açılmak istendiğini, ancak müflis sirketin Bakırköy 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/893 Esas sayılı dava dosyasında konkordato talep ettiğini, yapılan yargılama neticesinde müflis şirketin konkordato talebinin reddi ile geçici mühlet kararının kaldırılmasına karar verildiğini, iflas kararı ile birlikte müflis haline gelen borçlu şirkete karşı davalı yan tarafından iflas sıra cetveli düzenlendiğini, bahse konu sıra cetveli incelendiğinde müvekkili alacaklı olduğuna dair somut ve kesin delillerinin bulunmasına rağmen alacak kayıt talebinin hukuka aykırı şekilde reddedildiğinden alacak talebinin kayıt ve kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalıya, dava dilekçesi tebliğ edilmeden dosya üzerinden karar verilmiştir İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece, dava konusu uyuşmazlığın, davacının alacağının tespiti ve masaya kaydedilmesine ilişkin olması nedeniyle zorunlu arabuluculuğun söz konusu olduğu, davacının, arabuluculuğa başvurmadan doğrudan dava açtığı, 6102 sayılı TTK'nun 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren 5/A maddesinin 1.fıkrası gereğince arabulucuya başvurmadan konusu bir miktar paranın ödenmesine ilişkin ticari dava açılmayacağından ve davanın arabulucuya başvurulmaksızın açıldığı sabit olduğundan herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğundan usulden reddine dair karar verilmiştir İSTİNAF NEDENLERİ: Davacı vekili yasal süresi içerisinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde; açılan dava, alacağın iflas masasına kayıt istemini içerdiğini, bu sebeple kanunda belirtilen şekilde alacak tahsili ve tazminat talepli bir dava olmadığınından davanın zorunlu arabuluculuk kapsamında değerlendirilemeyeceğinden mahkeme kararının kaldırılması talep edilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, İİK.'nun 235. maddesine göre, alacağın iflas masasına kayıt ve kabul istemine ilişkindir. Mahkemece davanın niteliği gereği arabuluculuk dava şartına tabi olduğu ve davadan önce davacının arabulucuya başvurmamış olması nedeniyle bu yönden arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. Uyuşmazlık, iflas sıra cetveline itiraz davasının dava şartı arabuluculuk kapsamında olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu, 07.06.2012 tarihinde kabul edilerek, 22.06.2012 tarihli Resmî Gazetede ya...