Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Bölge Adliye Mahkemesi/E. 2020/14 · K. 2022/1207
Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

E. 2020/14 K. 2022/1207

E. 2020/14K. 2022/120715 Eylül 2022
garanti sözleşmesitasarrufun iptaliicra takibikredi sözleşmesiiptal davasıtazminatitirazın iptalişekil şartıhacizicra inkar tazminatıkefalet sözleşmesi
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

DAVA: İtirazın İptali (Garanti Sözleşmesinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 15/09/2022 Davanın reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; ... A.Ş'nin ...bank A.Ş'den kullanacağı krediye esas olmak üzere, asıl borçlu ile müteselsil kefiller ... ve ...'ın banka ile genel kredi sözleşmesi akdettiklerini, asıl borçlu tarafından kredi borcunun ödenmemesi sebebiyle, davalılar ile davacı arasında yapılan görüşmelere istinaden, müvekkili ile ... bank arasında 25/04/2011 tarihli protokol akdedildiğini ve kefil sıfatıyla müvekkilinin söz konusu banka borcunun bir kısmını ödediğini, müvekkilinin genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan kredi borcunun bugüne kadar 1.542.607,40-TL'sini kefil sıfatıyla ödediğini, müvekkili tarafından ödenen borcun tahsili için...

Karar Metni

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2020/14 KARAR NO: 2022/1207 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 21/02/2018 NUMARASI: 2016/50 Esas - 2018/195 Karar DAVA: İtirazın İptali (Garanti Sözleşmesinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 15/09/2022 Davanın reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; ... A.Ş'nin ...bank A.Ş'den kullanacağı krediye esas olmak üzere, asıl borçlu ile müteselsil kefiller ... ve ...'ın banka ile genel kredi sözleşmesi akdettiklerini, asıl borçlu tarafından kredi borcunun ödenmemesi sebebiyle, davalılar ile davacı arasında yapılan görüşmelere istinaden, müvekkili ile ... bank arasında 25/04/2011 tarihli protokol akdedildiğini ve kefil sıfatıyla müvekkilinin söz konusu banka borcunun bir kısmını ödediğini, müvekkilinin genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan kredi borcunun bugüne kadar 1.542.607,40-TL'sini kefil sıfatıyla ödediğini, müvekkili tarafından ödenen borcun tahsili için davalılara 02/10/2014 tarihli ihtarname keşide edilmesine rağmen davalıların ödeme yapmadığını, bu nedenle davalılar aleyhine Bakırköy ... İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ancak borçluların itirazı üzerine takibin durdurulduğunu belirterek, davalıların itirazının iptali ile davalılar aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalılar vekili; davacının müvekkillerine rücu etmesinin mümkün olmadığını, kefalet ve garanti sözleşmeleri farklı olduğunu, garanti sözleşmesi şekil şartına tabi olmayıp garanti verenin borçluya ait defileri ileri süremeyeceğini, borcu ödeyen garanti verenin asıl borçluya rücu hakkının bulunmadığını, kefilden ayrı olarak garanti verenin borcunun asli nitelikte olduğunu,protokol içeriğinden borcun bağımsız ve asli olarak üstlenildiğinin anlaşıldığını, davacı tarafça keşide edilen ihtarnamede de borcun garanti eden sıfatıyla ödendiğinin belirtildiğini, garanti eden davacının protokol ve ödemede kişisel çıkarının bulunduğunu, bu kapsamda müvekkilinin şirket hisselerini ve 150 adet dükkanını gerçekten düşük bedellerle davacıya devrettiğini, ayrıca davacının amacının kişisel teminat olmayıp belirli bir sonucu elde etmeye yönelik olduğunu, bu husus protokolün 8. maddesinde belirtilmiş olup, asıl borçlu ile müvekkilleri aleyhine açılan icra takipleri sonrasında davacı aleyhine açılan tasarrufun iptali davalarında, devir işlemlerinin iptal edilmemesi ve taşınmazlar üzerindeki hacizlerin kaldırılmasının davacının ulaşmak istediği sonuç olduğunu, bu nedenle davacının amacının kefalet olmadığını ve garanti sözleşmesine dayanarak müvekkillerine rücu imkanının bulunmadığını belirterek, davanın reddine ve davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR...

Atıf Yapılan Mevzuat

OtomatikKanun

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 195

A. İç üstlenme sözleşmesi

Benzer Kararlar

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

E. 2020/14 · K. 2022/1207

15 Eylül 2022

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

E. 2020/10 · K. 2022/1446

3 Kasım 2022

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

E. 2020/10 · K. 2022/1446

3 Kasım 2022

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

E. 2020/14 · K. 2022/1548

17 Kasım 2022

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

E. 2020/6 · K. 2022/1201

15 Eylül 2022

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

E. 2020/1 · K. 2022/1205

15 Eylül 2022