DAVANIN KONUSU: Rücuen Tazminat (TTK'nın 1472. Maddesi Kapsamında) KARAR TARİHİ: 28/04/2022 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava ve uyuşmazlık; iş yeri sigortacısı olan davacı tarafından, dava dışı sigortalısına ödenen tazminatın TTK'nın 1472. maddesi kapsamında, zarar sorumlusu olan davalıdan rücuen tahsili istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince; "Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasındaki uyuşmazlık, sigorta şirketince sigortalanan taşınmaz aşamasında taraflarca usulüne uygun olarak bildirilen bilgi ve belgeler toplanılmış olup dava dosyamız bilirkişiye tevdii edilmiş, 22.02.2016 tarihli bilirkişi ve 11.10.2016 tarihli ek bilirkişi raporlarında, uyuşmazlık konusu rizikonun gerçekleşip dava dışı sigrta ettirenin zarara...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 40. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO: 2019/5160 KARAR NO: 2022/855 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 09/10/2019 NUMARASI: 2019/308 Esas - 2019/1231 Karar DAVANIN KONUSU: Rücuen Tazminat (TTK'nın 1472. Maddesi Kapsamında) KARAR TARİHİ: 28/04/2022 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava ve uyuşmazlık; iş yeri sigortacısı olan davacı tarafından, dava dışı sigortalısına ödenen tazminatın TTK'nın 1472. maddesi kapsamında, zarar sorumlusu olan davalıdan rücuen tahsili istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince; "Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasındaki uyuşmazlık, sigorta şirketince sigortalanan taşınmaz aşamasında taraflarca usulüne uygun olarak bildirilen bilgi ve belgeler toplanılmış olup dava dosyamız bilirkişiye tevdii edilmiş, 22.02.2016 tarihli bilirkişi ve 11.10.2016 tarihli ek bilirkişi raporlarında, uyuşmazlık konusu rizikonun gerçekleşip dava dışı sigrta ettirenin zarara uğramasına davalı şirketin %100 oranında kusurlu davranışı ile sebebiyet verdiği belirtildiğinden, dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli bilirkişi raporu doğrultusunda, davacı tarafça iş yeri sigortası yaptırılan dava dışı sigorta ettirende meydana gelen zarar sebebiyle, davacı tarafça 11.07.2014 tarihinde ödenen 20.783,78-TL'nin, halefiyet ilkesi gereği ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizleri ile birlikte zarara kusuru ile sebebiyet veren davalıdan alınarak davacıya verilmesine " karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; 02/06/2014 - 16/06/2014 tarihleri arasında gerçekleşen yoğun yağışlar sebebiyle yaşanan taşkın sonucunda, davacının sigortalısının uğradığı zararda müvekkiline atfedilebilecek kusur, hata ya da tedbirsizlik bulunmadığını, öngörülenin çok üzerinde yağan yağmurun doğal afete sebebiyet verdiğini; meydana gelen olayın mücbir sebepten ileri gelmiş olması nedeniyle, müvekkili şirkete kusur atfedilmesi ve bu yönde karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, mücbir sebebin, davranış ile zarar arasındaki illiyet bağını kesen durumlardan olduğunu; davacının sigortalısının, sel baskınından korunmak için yağış öncesinde ve sonrasında, kendisinden beklenen ve beklenmesi makul bulunan hiçbir tedbiri almayarak, kendi kusuru ile zararın doğmasına ve artmasına yol açtığını; müvekkili şirketin İBB tarafından kendisine ihale edilen işteki çalışmasının da, bu taşkınların yaşanmaması için onaylı projeler uyarınca dere kesitinin genişletilmesi ve ıslahı olduğunu, yani yapılan işin, yaşanan taşkına sebebiyet vermediğini, aksine sık sık meydana gelen bu taşkınların bir daha yaşanmaması için yapıldığını; Mahkemece karara dayanak yapılan bilirkişi raporunun, hüküm kurmaya elverişli olmadığını, işbu raporda;...