İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen İzmir Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 15/05/2019 tarihli 2018/243 Esas ve 2019/79 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı adına kayıtlı 2016/31399 ve 2016/31400 nolu markaların müvekkili adına tescilli 2013/63021 ve 2013/58323 nolu markalar ile ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, kötü niyetli olarak davalı tarafından tescillendiklerini, Bursa 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/483 Esas sayılı dosyası üzerinden alınan bilirkişi raporu ile dava konusu markaların kullanımlarının karıştırılması ihtimalinin yüksek olduğunun açıkça görüleceğini belirterek,...
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2020/1346 KARAR NO : 2022/986
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 06/11/2018 (Dava) - 15/05/2019 (Karar) NUMARASI : 2018/243 Esas - 2019/79 Karar DAVA : Marka Hükümsüzlüğü BAM KARAR TARİHİ : 09/06/2022 KARAR YAZIM TARİHİ : 09/06/2022
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen İzmir Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 15/05/2019 tarihli 2018/243 Esas ve 2019/79 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı adına kayıtlı 2016/31399 ve 2016/31400 nolu markaların müvekkili adına tescilli 2013/63021 ve 2013/58323 nolu markalar ile ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, kötü niyetli olarak davalı tarafından tescillendiklerini, Bursa 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/483 Esas sayılı dosyası üzerinden alınan bilirkişi raporu ile dava konusu markaların kullanımlarının karıştırılması ihtimalinin yüksek olduğunun açıkça görüleceğini belirterek, müvekkilinin markaları ile ayırt edilemeyecek kadar benzer şekilde ve kötü niyetli olarak tescillenmiş davalıya ait 2016/31399 ve 2016/31400 nolu markaların hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin kötü niyetli olmadığını, markaların gerek şekil ve gerekse diğer unsurlar bakımından benzer olmadığını, 2016/31400 nolu markanın müvekkili adına tescilli olduğunu, 2016/31399 nolu markanın ise tam olarak tescilinin gerçekleşmediğini, bu nedenle dava tarihi itibariyle tescili henüz gerçekleşmediğinden dava konusu edilemeyeceğini, iki tarafın hitap ettiği müşteri kitlesinin de farklı olduğunu belirterek, açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNCE VERİLEN KARAR: Mahkemece;".... davanın kısmen kabulüne, 2016/31399 nolu marka bakımından açılan dava vakitsiz olduğundan reddine, 2016/31400 nolu markanın davacı markalardan iltibas tehlikesi bulunmakla hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine, markaların kaydına konulan ihtiyati tedbirin karar kesinleşinceye kadar devamına, karar kesinleştiğinde kendiliğinden kalkacağına,..." şeklinde hüküm kurulmuştur. Karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davaya konu edilen 2016/31400 numaralı müvekkil adına tescilli marka ile davacıya ait markalar gerek şekil ve gerekse diğer unsurlar açısından benzer olmadığı gibi tescilin de kötü niyetli olmadığını, davaya konu edilen davacıya ait şekil ve müvekkil davalıya ait şekil markaları görsellerinde de aşikar olduğu gibi sadece iki aynı şeklin yan yana konulmuş olması dışında...